Çok sevdiğim iki kitabın (Puslu Kıtalar Atlası ve Granada Üçlemesi)’nin karışımı gibi bir iş çıkmış ortaya. Ben ikisinin de tadını aldım resmen bu kitapta ve mest oldum. Masalsı metaforlarla dolu ama felsefi, tasavvufi, siyasi ve tarihi bir yanı da var. Aynı zamanda da buram burak aşk kokuyor. Kitap sizi sürekli değişen akış, zaman ve mekanda çok keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.
Çoğu okur dilinin ağır olduğundan yakınmış ama cümlenin akışında kelime anlamını rahatça ortaya koyuyor. Yani divan edebiyatına ya da eski türkçeye hakim olmasanız bile okumak sizi zorlamayacaktır gözünüz korkmasın. Bunun muhalefet etmek için yapıldığını düşündürdü bana bu yüzden.
Yerli yazarlar, özellikle çok tanınan bir isim değilse genelde göz ardı ediliyor ve mesafeli davranılıyor. Yalan yok ben de böyle yaklaşmıştım ve üst düzey bir potansiyelle karşıladı beni. Kübra hanımı kaybetmemeliyiz, daha çok yazmalı bence. Kendisine teşekkür ediyorum, hafızam silinse de tekrar okusam dediğim o nadide iki eseri bir arada farklı bir lezzetle bana adeta tekrar sunmuş oldu. Bu da büyük bir meziyet.
Buram buram Türk kokuyor olması da cabası, meftunuz.. yolu, bahtı, kalemi ve kelâmı açık olsun.
Usturlap ve AynaKübra Pehlivan · Ötüken Neşriyat · 2025391 okunma