Çok sevdiğim iki kitabın (Puslu Kıtalar Atlası ve Granada Üçlemesi)’nin karışımı gibi bir iş çıkmış ortaya. Ben ikisinin de tadını aldım resmen bu kitapta ve mest oldum. Masalsı metaforlarla dolu ama felsefi, tasavvufi, siyasi ve tarihi bir yanı da var. Aynı zamanda da buram burak aşk kokuyor. Kitap sizi sürekli değişen akış, zaman ve mekanda çok keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.
Çoğu okur dilinin ağır olduğundan yakınmış ama cümlenin akışında kelime anlamını rahatça ortaya koyuyor. Yani divan edebiyatına ya da eski türkçeye hakim olmasanız bile okumak sizi zorlamayacaktır gözünüz korkmasın. Bunun muhalefet etmek için yapıldığını düşündürdü bana bu yüzden.
Yerli yazarlar, özellikle çok tanınan bir isim değilse genelde göz ardı ediliyor ve mesafeli davranılıyor. Yalan yok ben de böyle yaklaşmıştım ve üst düzey bir potansiyelle karşıladı beni. Kübra hanımı kaybetmemeliyiz, daha çok yazmalı bence. Kendisine teşekkür ediyorum, hafızam silinse de tekrar okusam dediğim o nadide iki eseri bir arada farklı bir lezzetle bana adeta tekrar sunmuş oldu. Bu da büyük bir meziyet.
Buram buram Türk kokuyor olması da cabası, meftunuz.. yolu, bahtı, kalemi ve kelâmı açık olsun.
Usturlap ve AynaKübra Pehlivan · Ötüken Neşriyat · 2025395 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Öncelikle uzun zaman sonra bir kitaba gönül rahatlığıyla ve tamamen kendi kanaatimle 10/10 diyorum.
Üstelik sadece kıymetli bir isimden, doğum günü hediyesi olarak gelmiş olduğu için değil.. kendi anlamı itibarıyla.
Bir kalenin büyüsüne kapılıp, olası bir savaşın hayaliyle ömrünü çürüten Drogo’da kendimi buldum. Gençliğimize ve daha bolca zamanımız olduğu fikrine kapılıp neleri erteledik, yitirdik ve yitirmek üzereyiz. Hazinemiz sonsuz değil, idareli ve bilinçli tüketmeliyiz.
Akışında nice Drogo’lar, Ortiz’ler ve Simeoni’ler var. Hangi cephede ve nasıl kazandığımız, neyi kazandığımızdan çok daha önemli.
Okunmalı..
..
Başta hiç beklemediğiniz şekilde sıradan ilerleyen, hayatın içinden, hüzünlü, 2 ayrı hikaye barındıran tek bir kitap.
Kendi kısa ama etkisi uzun, en azından benim için öyle olacak.
40 sayfa bu kadar verimli kullanılabilirdi.
4 yaşında okumayı öğrenmiş ve bulduğu her şeyi okuyan birinden, 26 yaşında okuma yazması olmayan birine dönüşüyor..
Muhteşem.
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,712 okunma
Bitirdim. Puanlamam gerekirse 10 üzerinden 7 veriyorum.
Çok akıcı bi kitap değil başlarda sıkılıp bırakmak istedim ama biraz direnince ilgi çekiyor. Aslında komik ve eğlenceli bir kitap, işin ilginç yanı ise kitapta pek çok renkli ve hepsi ana karakter niteliği taşıyan kişiler var. Hepsini bu kadar ayrıntılı ve derin kurgulaması cidden yetenek gerektiriyo, zaten ödüllü bir kitap. Ama herkesin okuyup seveceğini düşünmüyorum. Yazar 32 yaşında intihar etmiş, şaşmamak gerek.. inanılmaz zeki bir adam ve çok fırtınalı bi beyine sahip. Romana da işlemiş kendinden bir şeyler, sürekli barış nidaları atarken her ortamı ve dokunduğu herkesi kaos ortamına iten, fitne fücur bir baş karakter var ignatius. Başta bu karakterden nefret ediyor sinir oluyorsunuz ama zamanla sempatik geliyor. Sanırım topluma ve otoriteye direnişi, barışı hak etmediklerini düşündürdü. Herkese hak ettiğini verdi ve tüm hayatlardan çekip gitti, kitapta da, gerçek hayatta da..