Ölüm gibi bir gerçeğin olduğu şu dünyada hangi yarış anlamlı ki ? Hangi zevk tatminkâr , hangi öfke yeterince şiddetli , hangi üzüntü olması gerektiği kadar ki şu dünyada?
Bir girizgah yapabilsem gönül dergahına,
İçimde "bana seni gerek seni" diye inleyen sesleri kimlere duyursam.
İfrat ve tefrite kaçan , yalnızlık dolu eyyamlardan sığınıp da sana varsam,
Kaçışım yalnızca sana olsa , bastırsan şu göğsümde olan ahh sesini de , tüm bilenler sussa.
Sana varır iken fetvayı senden alsam , kalbim sen olsan , onu yalnız senin aşkınla yıkasam,
Baharımda olan tarâvetimin hamlığı sen ile baliğ olsa.
Ahh benim söndükçe abad olan ahkerim. Senin olduğun yerde kandile ne hacet...