·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Haziran 2026 23:36 "Aşk bazen bir kişiye değil, insanın yolculuktur."
Merhabalar canlarım
Ben geldim ve bugün sizlere okurken hem mitolojinin büyülü dünyasında dolaştığım hem de satır aralarında kendime dair birçok şey bulduğum bir kitapla geldim. Tuğba Sarıünal'ın kaleminden çıkan Eros ile sizlerleyim.
Mitolojiye karşı her zaman mesafeli biri olmadım desem yalan olur. Çünkü çoğu zaman tanrılar, titanlar ve efsaneler bana biraz uzak gelirdi. Ancak Eros, mitolojiyi sadece anlatmakla kalmayıp onu insan ruhuyla harmanladığı için ilgimi ilk sayfadan itibaren çekmeyi başardı.
Kitapta Yunan mitolojisinin aşk tanrısı Eros'un hikâyesinden yola çıkılıyor ama karşımıza çıkan şey yalnızca bir mitolojik anlatı değil. Sevmenin, sevilmenin, bağ kurmanın, kaybetmenin ve yeniden kendini bulmanın da hikâyesi var bu sayfalarda.
Yazarın dili oldukça akıcı ve anlaşılırdı. Mitolojiye uzak olan okuyucuların bile zorlanmadan okuyabileceği şekilde kaleme alınmış. İlk bölümlerde mitolojik dünyanın temelleri anlatılırken ilerleyen sayfalarda olayların psikolojik ve felsefi boyutları ön plana çıkıyor. Bu da kitabı sıradan bir mitoloji kitabından ayıran en önemli özelliklerden biri olmuş.
(En sevdiğim noktalardan biri ise mitlerin yalnızca geçmişte kalmış hikâyeler olmadığını göstermesiydi. Okurken birçok yerde "Aslında bugün de aynı duyguları yaşamıyor muyuz?" diye düşünmeden edemedim. Binlerce yıl önce anlatılan hikâyelerin günümüzde hâlâ bize dokunabilmesi beni gerçekten etkiledi. Çünkü zaman değişse de insanların sevme biçimleri, korkuları, özlemleri ve ait olma arzuları hiç değişmiyor gibi geliyor bana.)
Eros ve Psykhe'nin hikâyesi üzerinden aşkın sadece romantik bir duygu olmadığı, insanı dönüştüren, büyüten ve bazen de yaralayan bir güç olduğu anlatılıyor. Bazı bölümlerde durup düşündüm, bazı satırların altını çizmek istedim. Özellikle insanın kendisiyle olan ilişkisine dair yapılan yorumlar oldukça etkileyiciydi.
(Kitabı okurken fark ettiğim bir diğer şey ise aşkın yalnızca iki insan arasında yaşanan bir duygu olmadığıydı. Bazen insanın kendini tanıma çabası, kendi eksikleriyle yüzleşmesi ve yaralarını kabul etmesi de aşkın bir parçası olabiliyormuş. Bu yüzden bazı bölümler bana sadece bir hikâye değil, küçük bir içsel yolculuk gibi hissettirdi.)
Yazarın mitoloji ile psikolojiyi bir araya getirme şekli oldukça başarılıydı. Mitolojik karakterleri okurken aslında insan doğasını da okuyoruz. Karakterlerin yaşadıkları duyguların günümüz insanından çok da farklı olmadığını görmek kitabı benim için daha anlamlı hale getirdi.
(Özellikle bazı sayfalarda kitabı elimden bırakıp birkaç dakika düşündüğüm oldu. Çünkü anlatılanlar sadece Eros'un ya da Psykhe'nin hikâyesi değil, biraz da hepimizin hikâyesiydi. Belki bu yüzden kitapla aramda beklediğimden daha güçlü bir bağ kurdum.)
Kitap kısa sürede okunabilecek bir eser olsa da etkisi uzun süre devam ediyor. Sayfaları kapattığınızda geride yalnızca mitolojik karakterler kalmıyor; kendi duygularınız, korkularınız ve beklentilerinizle de baş başa kalıyorsunuz.
(Benim için kitabın en güzel yanı hem öğretici olması hem de insanı sıkmadan düşündürebilmesiydi. Mitolojiye ilgi duymayan bir okurun bile bu kitapta kendinden bir şeyler bulabileceğini düşünüyorum.)
Mitolojiye ilgi duyanların, insan psikolojisini okumayı sevenlerin ve okurken biraz düşünmek isteyenlerin şans vermesi gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim için hem öğretici hem de keyifli bir okuma oldu.
#eros #tuğbasarıünal #kitapyorumu #kitaptavsiyesi #mitoloji #okudumbitti #bookstagramturkiye #kitapsever #destekyayınları #mitolojikitapları #okumahalleri #kitapönerisi