𝑩𝑬𝑵 𝑮𝑬𝑳𝑫İ𝑴𝑴𝑴
Güzel bir hafta sonu diliyorum kıymetli okur dostlarım...
Bugün size Hayykitap ‘ndan çıkan @mecitomurozturk ' ün değerli kaleminden #duayıyenidenkeşfetmek kitabının yorumu ile geldim...
#kitabınkonusu
Modern çağın insan ruhunda yarattığı o derin tahribat ve yalnızlık hissiyle başlıyor kitap. Yazar, günümüz insanının hız, tüketim ve yoğun uyarıcılar arasında kendi iç sesini nasıl kaybettiğini adeta yüzümüze çarpıyor. İşte bu kriz dalgası içinde, insanın Yaratıcı ile kurduğu en temel köprü olan “dua” eylemi de nasibini almış ve mekanikleşmiştir.
Kitabın değindiği temel mesele tam olarak bu: İnsanlar duayı sadece zor zamanlarda hatırlanan bir istek listesi ya da otomatiğe bağlanmış, anlamı üzerine düşünülmeyen dinsel bir rutin olarak görüyor. Yazar, okuyucuya duanın bu sığ algıdan kurtarılması ve acilen yeniden keşfedilmesi gerektiği çağrısını yapıyor.
Sayfalar ilerledikçe dua, sadece dille söylenen sözler olmaktan çıkıp çok katmanlı bir psikolojik, felsefi ve ruhsal eyleme dönüşüyor. Yazarın inşa ettiği bu felsefe, nihayetinde insan yaşamındaki en olgun meyvesini veriyor. O da duanın gerçek anlamda keşfedilmesinin, insanı ulaştıracağı son durağın tam bir teslimiyet ve sükûnet hâli olduğu gerçeğidir.
Duanın kabul edilip edilmemesi kaygısından bütünüyle sıyrıldığınızda, Yaratıcı ile kurduğunuz o anlık bağın kendisi en büyük ödüle dönüşüyor. Kitap, duayı yeniden keşfeden insanın hayata, acılara ve beklentilere bakışının radikal bir biçimde değiştiğini vurguluyor. Dünyada ama dünyadan özgürleşmiş bir bilge bilinciyle bizi baş başa bırakıyor.
ꫂ❁ “İnsan en çok çaresiz kaldığında değil, dua etmediğinde yalnızdır.” (s. 9)
ꫂ❁ “İnsan bazen istediğinin değil, istediğini isteme hâlinin şifasına muhtaçtır.” (s. 38)
ꫂ❁ "Dua, kalbin Allah ile dertleşme dilidir." (s. 64)
ꫂ❁ "Bir insanın zevk ve içtenlikle dua edebilmesi, kalbinin iman bakımından canlı olduğunun alametlerindendir." (s. 123)
#kitaphakkındadüşüncelerim
Mecit Ömür Öztürk hocanın bu eseri, bana yeni kelimeler ezberletmek yerine, dilimin ucunda kuruyan eski kelimelerin tozunu üfledi. Modern dünyanın bizi sürekli bir şeyler isteyen hırslı varlıklara dönüştürdüğü bu çağda, duanın gökyüzüne gönderilen bir dilekçe değil; insanın kendi içine doğru attığı dikey bir adım olduğunu gördüm.Beni en çok sarsan, duanın isteme eyleminden ziyade bir olma çabası olduğunu fark etmek oldu. Anladım ki dua etmek, yaratıcıyı kendi planlarımıza ikna etmek değil; onun sonsuz planına kalben ikna olmakmış. Kitap bittiğinde heybemde yeni istekler değil, o isteklerin yükünden özgürleşmenin verdiği muazzam bir hafiflik kaldı. Bu türde kitap seven dostlarıma keyifli okumalar dilerim şimdiden...
#duayıyenidenkeşfetmek #engelsiz_okurrr