Kitap hakkında en ufak bir fikrim olmadan başladım okumaya. Çünkü üzerinde bir mavi kelebek vardı ve ben mavi kelebek efsanesini biliyordum. Bu yıl neredeyse Latin Amerika’da çoğu ülkeye gittim ve bir kaçında mavi kelebek görme fırsatım oldu. Mavi Morpho…birini Meksika’da diğerini Brezilya yağmur ormanlarında gördüm. Yanımdan geçip gittiğinde “şifa getirdiğini biliyorum” dedim içimden. Heybetli kanatlarıyla yanınızdan uçtuğunda bir kuş geçti sanabilirsiniz. Okurken Charlotte’un yerine geçtim sanki bi an.Gerçekten sevildiğini hissettiği tek adamdı Gray. Erik’le olan ilişkisini okurken bile şüphe vardı içimde ve başından sonu belliydi. Gray’le aşklarını kıskanmadım değil. Kurgu olduğunu bilsemde kendini uzun yıllar saklamış, en sonunda anlatılması gereken bir sır gibiydi hikaye. Ayrı geçen onca zaman olduğunu düşününce yaşanmamış olduğunu bilmek rahatlatıyor ama bir taraftanda ya gerçekse diyorsun. Mucizelere tanık olmak için harika bir klavuz olurdu.
Kelebek Adası