Puan vermedi·416 syf.··
2026 31. kitabı
ilk bakışta sadece bir roman gibi görünse de aslında insan psikolojisini, yalnızlığı, korkuları ve yaşamın anlamını sorgulatan bir eser. Kitabı okurken zaman zaman olaylardan çok karakterlerin düşüncelerine odaklandım. Bu yüzden bazı bölümler yavaş ilerlese de anlatılan fikirler ilgimi çekti. En çok dikkatimi çeken nokta, Friedrich Nietzsche ile Josef Breuer arasındaki konuşmalardı. Başta Breuer’in Nietzsche’yi tedavi etmeye çalıştığını düşünürken, ilerleyen bölümlerde aslında ikisinin de birbirinden bir şeyler öğrendiğini fark ettim. Bu durum bana insanların bazen başkalarına yardım etmeye çalışırken kendilerini de tanımaya başladıklarını düşündürdü. Genel olarak bu kitabı beğendim. Bana insanların dışarıdan güçlü görünseler bile iç dünyalarında büyük mücadeleler yaşayabileceklerini gösterdi. Ayrıca insanın kendisini tanımasının ve kendi korkularıyla yüzleşmesinin ne kadar önemli olduğunu fark ettirdi. Okuduktan sonra üzerinde uzun süre düşündüğüm kitaplardan biri oldu ve bu yönüyle bende kalıcı bir etki bıraktı. Bu kitabı bana hediye eden kişiye ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Birine kitap hediye etmek, aslında ona yeni bir düşünce dünyasının kapısını aralamaktır. Nietzsche Ağladığında benim için tam da böyle bir deneyim oldu. Bu anlamlı hediye sayesinde hem etkileyici bir hikâye okudum hem de kendime farklı sorular sorma fırsatı buldum. Bu yüzden bu kitabın bende bıraktığı iz kadar, bana hediye edilmiş olması da her zaman özel kalacak.
Alıntı
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202470bin okunma
·
46 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.