Okurken gerçekten zorlandım. Bazı sayfalarda boğazım düğümlendi, bazı yerlerde öfkemden kitabı kapatmak istedim. İnsanların birbirine neler yapabildiğini görmek insan olmaktan utanacak kadar ağır geldi. Okurken hem ağladım hem de içim daraldı.
Bu kitap sadece bir kişinin hayat hikâyesi değil; aynı zamanda güç, istismar ve sessizlik üzerine çok sarsıcı bir anlatı. Virginia’nın yaşadıklarını anlatırken gösterdiği cesaret gerçekten insanı etkiliyor. Bazen okuması çok zor olsa da, bu hikâyelerin duyulması gerektiğini düşünüyorsunuz. Çünkü bu kadar acının yıllarca görmezden gelinmiş olması insanı ayrıca öfkelendiriyor.
Kitap boyunca en çok hissettiğim şey çaresizlik ve öfkeydi. Bir insanın bu kadar yalnız bırakılması, bu kadar uzun süre kimsenin sesini duymaması gerçekten insanın sinirlerini bozuyor. Ama aynı zamanda Virginia’nın hayatta kalma gücü ve konuşma kararı da çok etkileyici.
Kolay okunan bir kitap değil; duygusal olarak insanı çok yoran bir kitap. Ama bence önemli bir tanıklık. Okurken çok bunaldım, hatta bazı yerlerde ara vermek zorunda kaldım. Yine de bitirdiğimde aklımda tek bir düşünce kaldı: Böyle hikâyelerin unutulmaması ve konuşulması gerekiyor.