·637 syf.····Okunma: 26 Haziran 2026 16:04 Bu tolstoy un okuduğum ikinci veya üçüncü kitabı emin değilim tam. Ama hatırlamadığım kadarıyla hemen hepsi dostluk, kardeşlik, birbimize iyi davranalım teması etrafında dönüyor.
Bu kitaba gelecek olursak baş karakterimiz Nehlüdov'un ve bir zamanlar sevdiği Katyuşa nın dirilişini anlatıyor. Ama hepimiz biliyor ki dirilmek için önce ölmek gerekir.
O yüzden başta iyi başlayan 2 karakterin orta kısımlara doğru aşırı bozulması ve kitabın sonunda tekrar iyiliğe ( dirilmek) dönmesini anlatıyor.
İyiliği ise temel bir kaç şey üzerinden anlatıyor,
Hapishane şartlarından, ceza sisteminden, yargılamadan, gardiyanların işkencesinden ve komple sistemin hatalı olmasından dem vurarak başlıyor. İlerleyen kısımlarda ise dine giriyor, isa nın öğretilerinden yani size kötülük edene iyilik edin " ancak böyle düzelir hayat mesajı veriyor. Cezalandırma ile hapis ile îdam ile kimse düzelmez. Hatta malum hapishane şartlarının aşırı kötülüğünden dolayı, yani tembellik ve sürekli kötü insanlar ile beraber bulunmanın, olası iyi insanları bile kötüye çevireceğini anlatıyor.
Ana karakterlerimizin diriliş hikayesi ise, bizim Nehlüdov bu gariban Katyuşa yı iğfal etmesiyle ( kitapta böyle yazıyor) gariban Katyuşa kötü yola düşüyor, ve kader ya bir gün mahkeme de Katyuşa yargılanırken bizim Nehlüdov da jüri üyesi olarak mahkeme de bulunuyor. Bu yüzden o sönen vicdan ilk kıvılcımı çakıyor ve dirilme başlıyor.
Kitapta beğenmediğim kısımlara gelecek olursam da tolstoy kendini tekrar ediyor, bir kaç kalıp cümlesi var onları en az 3 4 defa tekrar ettirdiğini görmek gözüme battı. Örneğin bi kıza beyaza kaçan sarı saçlı dedikten sonra başka bir bölümde başka bir kıza da aynı şekilde beyaza kaçacak kadar sarı saçlı diyor. Çok basit hatalar bence.
Ve biraz da sıkıcı olabiliyor, fazla göze sokuyor işte iyilik güzellik insanların kardeşliği fln... Bayıyor. Ve hikayeye hiçbir katkısı olmayan bazı karakterler de var. Ben dostoyevski de böyle bir şey görmedim. Her karekter mutlaka üzerine düşen görevi yapıp çekiliyor kenara ama tolstoy un bahsettiği Nehlüdov un baştaki sevgilisi olan missi nin olaya ne katkısı vardı hiç anlamadım. Geldi gitti sadece.
Fazla uzatmadan bu büyük ihtimalle tolstoy a dair okuduğum son kitap olacak. Çünkü Dostoyevski varken tolstoy bayıyor. Ben dostoyevski okurken hemen her sayfada kitabın sayfalarını öpesim geliyor bunda ise ehh işte bu da bitti ye döndü iş :)
Tabi bunlar kişisel izlenim. Bazıları da bunu sever. Ona göre okuyup kararı siz verin