Büyük olaylar anlatan bir roman bekleyenler için doğru tercih olmayabilir çünkü bu kitap daha çok sıradan hayatın içindeki küçük ayrıntılara ve insanın kendi zihninde yaşadığı gelgitlere odaklanıyor. Ana karakterin hayata karşı mesafeli duruşu, yalnızlığı ve gündelik yaşamı sorgulama biçimi zaman zaman ilgimi çekti. Özellikle basit görünen anlardan anlam çıkarma çabası kitabın en güçlü yanıydı. Ancak bu anlatım tarzı bazı bölümlerde fazlasıyla durağan hissettirdi. Hikayenin bilinçli olarak ağır ilerlediğini biliyorum ama yer yer aynı düşüncelerin etrafında dolaşıyormuş hissi oluştu. Yine de Genazino'nun modern insanın mutsuzluğunu abartıya kaçmadan anlatabilmesini başarılı buldum. Okurken kendimi karaktere çok yakın hissettiğim anlar da oldu, tamamen koptuğum anlar da... Sanırım bu yüzden kitap bende güçlü bir etki bırakmasa da üzerine düşündüren bir okuma deneyimi sundu. Herkese hitap edeceğini sanmıyorum ama karakter odaklı, melankolik ve sakin anlatıları sevenler için şans verilebilir bir roman. Benim için güzel fikirler barındıran fakat zaman zaman temposunu kaybeden bir kitaptı.