3/10
·456 syf.··
2026 1. kitabı
Nermin Yıldırım'ın Ev romanına yönelik eleştirel bir bakış: Kitap, günümüz popüler edebiyat piyasasına ve modern anlatı türlerine dair çok önemli ve yaygın hayal kırıklıklarını özetliyor. Okurlar ve edebiyat eleştirmenleri arasında, bu tür ve benzeri çağdaş eserler hakkında ciddi tartışmalar dönüyor. Keza "Bilge Uzun'un Buda'yı ararken Rumi'yi buldum" kitabında da olduğu gibi. Tüm bunlardan bağımsız özgün görüşlerimi ana başlıklar olarak özetlemek isterim. Öncelikle edebi perspektifle ele alırsak sığ bir gezi anlatımı izlenimi ile birlikte okudukça derinlik kaybına uğrayan roman, bir kadının hem kendi geçmişine hem de farklı coğrafyalara Ogo isimli yol arkadaşı ile yaptığı seyahati merkeze alır.( Portekiz ve İspanya arasındaki hırıstiyanlarca hac yolu olarak adlandırılan Camino de Santiago Yolu) Kitap, içsel bir "eve dönüş" ve arayış hikayesi vadetmesine rağmen, mekan tasvirleri ve olay örgüsü açısından derinleşememektedir. Edebi bir sorgulamadan ziyade, bir turistin gözlemlerini aktaran yüzeysel bir gezi günlüğü hissi yaratır. Değerlerden kopuş ve miş gibi yaşamlar modern edebiyatta sıkça eleştirilen "burjuva dertleri" veya "bireysel kozmetik sancılar" romanda da kendine sıkça yer bulur. Karakterlerin sancıları, hayata tutunma çabaları ve yaşam tarzları, toplumun geniş kesimlerinin gerçeklerinden uzaktır. Batılı, konforlu ve steril bir "bireysel aydınlanma" çabası, yapay ve toplumsal değerlerden kopuk bir illüzyon gibi tınlar. Acıdan prim devşirmek günümüz popüler kültürünün en büyük besin kaynaklarından biri "ajitasyon" ve "travma pornosu" olarak adlandırılan durumdur. Karakterlerin geçmişteki kırgınlıkları, ailevi travmaları ve içsel acıları, edebi bir katarsise (arınmaya) hizmet etmekten uzaktır. Acı, okurun empati duygusunu sömürmek ve hikayeyi ayakta tutmak için tüketim malzemesi haline getirilmiş gibi durur. Ķitabın dili, kurgusu karakterlerin zihniyeti küresel popüler kültür trendlerine (kişisel gelişim soslu edebiyat, mindfulness akımları, batı tarzı "kendini bulma" seyahatleri) sırtını dayar. Absürt bir anlatıya dönüşen hırıstiyanların hac yolunda arınmaya çalışır gibi yaparak intihar düşüncesi ile yol almak hem çelişki hem yabancıya özenti olarak kendini gösterir. Özgün, yerli veya derinlikli bir felsefe üretmek yerine, batıda çok satan formüllerin yerelleştirilmiş bir kopyası sunulur. Gereksiz dil süslemesi, tekrarlarla sıkan sokak jargonları (moruk, Ökkeş yumurtası, Türkü türkü Türkiye'm gibi) ile okuru yoran laf kalabalıkları ile sayfa sayısı artırılmış olsa da amaç hasıl olamamış gibidir Sosyal medya çağının estetik kaygılarına ve "tüketilebilir edebiyat" furyasına hitap eden, kalıcılığı olmayan bir popüler kültür ürünü ortaya çıkar. Özetle; edebi estetik, güçlü bir dil işçiliği ve kalıcı bir felsefe arayan okurlar için Ev, ne yazık ki ödül alsa da reklamı çok yapılan popüler pazarlama projelerinden biri olarak kalıyor.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,9bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.