Zarifoğlu, eser boyunca modern insanın yalnızlığını, yabancılaşmasını ve varoluşsal sorgulamalarını kendi içsel dünyası üzerinden okuyucuya aktarır. Günlüklerin merkezinde; çocukluk özlemi, aile bağları, ölüm bilinci ve tasavvufi bir arayış yer alır. Anlatımında şiirsel, kesik ve kapalı bir dil kullanan şair, anlık duygu durumlarını ve gözlemlerini adeta birer şiir imgesi gibi kelimelere döker. Müslüman bir entelektüelin Batı modernitesi karşısındaki duruşunu, acılarını ve inancına sığınma çabasını da açık yüreklilikle ortaya koyar.Eser, okuyucuya dış dünyadaki olayların kronolojik bir dökümünü sunmaz. Aksine, o olayların yazarın ruhunda bıraktığı derin izleri, kırılmaları ve felsefi hesaplaşmaları gösterir. Bu yönüyle Yaşamak, hem Cahit Zarifoğlu’nun gizemli ve soyut şiir dünyasını çözmek için benzersiz bir anahtar hem de modern Türk edebiyatının en derinlikli, ufuk açıcı otobiyografik metinlerinden biridir.