Martin Eden, sadece bir başarı hikayesi değil; toplumun ikiyüzlülüğünü, aşkın illüzyonunu ve kapitalist düzenin insan ruhunu nasıl tükettiğini yüzümüze vuran tokat gibi bir romandır. Kitabın son sayfasına geldiğinizde, Martin’in o derin yalnızlığını ve hayal kırıklığını kendi içinizde hissediyorsunuz. Okuyucunun zihnini açan, bitse bile günlerce kafada dönüp duran, psikolojik tahlilleri muazzam bir dram.