·232 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2026 00:18 Bu bir buhran, bu bir ihanet bu bir cinayet... Güzel olan her şeyin ölümünü izliyorsunuz bu kitapta; Eş sevgisi, evlat sevgisi, okuma sevgisi, sanat sevgisi, güven, sadakat...
Neriman'ın abartılı bir şov halini alan Handan sevgisi , Refik Cemalin basiretsizliği ve Handan' ın çalkantılı ruhu.
Kim iyi kim kötü kim haklı kim haksız karışmış bir halde kitap bitti. Geriye nedenini bilmediğim bir öfke bıraktı.
Neriman , hastalık halini almış Handan sevgisini ilk günden itibaren eşine bulaştırmıştır. O kadar Handan' ı övmüştür ki o kadar onu anlatmıştır ki Handan eşi ile arasında yaşıyor gibidir adeta. Handan dan bir duvar örmüştür aralarına. Neriman rahatsız edici bir saflıkla Handan ile Refik Cemal'i birbirine itmiş gibidir. Sürekli onları yalnız bırakır, gezmelere gönderir gece erken yatıp saatlerce sohbetlerine izin verir. E ne olacaktı sonunda Neriman ? Sonu baştan yazıldı bu işin.
Refik Cemal ise karısını sevmiştir sevmesine ama kibar sözlerle onu yavan bulduğunu da inkar etmez. Güzeldir, safdır, temizdir falan filan ama fikirleri sığdır entelektüel anlamda ona yetmez. Onu sever güya ama karısını aldatmaktan da çekinmez. Kendi elleri ile adım adım ördüğü bu hapishane için kim ona acıyabilir ki. Güya kalbini Neriman ile aklını da Handan dolduruyormuş. Oldu paşam, başka?
Handan... Yaşını sonradan öğrenince biraz ona acımadım desem yalan olacak. 17 yaşında evlenmiş. Sevdiği adamı reddederek ölümüne neden olmuş ve son zamanlarda tanıdığım en pislik en zampara adamlardan biri olduğu adının geçtiği ilk anda belli olan Hüsnü Paşa ile evlenmiş. Hüsnü Paşa onu aldatmalara doymamış, bunu açıkça anlatmaktan çekinmemiş. Hatta kadın sohbetlerini Handan ile bile yapmış. Handan bu kadar akıllı bu kadar kendini geliştirmiş bir kadın olmasına rağmen kocasına hep göz yummuş. Evlilik onun için ne olursa olsun kutsal kalmış. Aldatılmş, dövülmüş, sürekli hakarete uğramış ama hala Hüsnü Paşanın kadınlara doyup gelmesini beklemiş. Tam bu noktada bu yönüyle kitapta övülmesi beni çıldırtmaya yeterli gelmeliydi ancak yine de ona kızamadım. Bilmiyorum. Parasız , yaşı küçük ve sevgiye aç. Belki de aklı başında iken Refik Cemal ile ilgili kötü düşünmemesi aklı yerine gelince pişmanlık yaşaması beni buna itti.
Velhasılıkelam, bu kitap ruhumu yordu. Bende El Kızı tadı bıraltı. Ha Nazan ha Neriman. Aynı amaçsız güven, aynı akıl kıtlığı aynı şuursuz tabi olma hali. Ama siz yine de okuyun, her türden kitap gibi bu kitabı da okuyun...