Normal şartlarda polisiye romanlar, okuma tercihlerimin biraz dışında kalsa da “Bitmeyen Korku”; yazarından ismime özel imzalı bir hediye olduğu için benim için bambaşka bir anlam taşıyor. Kitabın ilk sayfalarında, yazarın karakterleri çok hızlı ve nefes aldırmadan hikayeye dahil etmesi nedeniyle başlangıçta onları sindirmekte zorlandığımı itiraf etmeliyim. Ancak 50. sayfadan sonra hikaye adeta uçuşa geçiriyor! Yazarın bu hızlı tempo yönetimi, okuyucuyu kitabın içine çekme konusunda başarılı. Yazarın "sonunu henüz kimse tahmin edemedi" şeklindeki iddiasına tamamen katılıyorum; ben de okur olarak sonunu tahmin edemediğimi itiraf ediyorum. Polisiye türünün o en keyifli yanı olan "ters köşe" olma hali, bu romanda iyi işlenmiş:) Hikayenin temel ekseninde bir katili arayan bir ekibin mücadelesi yer alıyor ama asıl heyecan verici olan, tahminlerin ötesindeki o şaşırtıcı sonnn.
(Ve bazı can alıcı olayların akabininde karakterlerin poğaça falan yemesi, kahve falan içmesi de ironik:)) “Bitmeyen Korku”, polisiye türüne mesafeli olanları bile içine çekebilecek bir kurguya sahip. Eğer siz de okurken zihninizin sürekli şaşırtılmasını ve yüksek tempodan kopmamayı seviyorsanız, Y. Kağan Fandaklı ‘nın Bitmeyen Korku kitabına bir şans vermelisiniz.