Bir insan geçmişinden koparılırsa, ona yeni bir geçmiş yazılırsa hâlâ aynı insan mıdır? Grangé burada hafızayı sadece bir hatırlama meselesi olarak değil, kimliğin temeli olarak ele alır.
Grangé’nin “kurtlar” metaforu da önemlidir. Kurt burada yalnızca vahşeti temsil etmez; sürü psikolojisini, aidiyeti, güç arayışını ve insanın içindeki ilkel tarafı simgeler. İnsan ne kadar modern görünürse görünsün, içinde hâlâ korkuları ve içgüdüleriyle hareket eden bir taraf vardır.
Kitabın güçlü yanı, okura sürekli şu soruyu sordurmasıdır:
“Gerçek dediğimiz şey, bize anlatılanlardan mı oluşur; yoksa kendi hatırladıklarımızdan mı?”
Bence kitabın asıl meselesi cinayetler değil; insanın kendi hayatının sahibi olup olmadığıdır. Çünkü romanda en büyük tehdit dışarıdaki düşman değil, insanın kendi geçmişinin ve bilinçaltının karanlığıdır.
Kitabın eksileri olarak şunları söyleyebilirim :
- Şiddet dozu bazı okurlar için fazla gelebilir.
- Türkiye ve Türk milliyetçiliğiyle ilgili kurgusal yaklaşımı tartışmalıdır.