·112 syf.····Okunma: 28 Haziran 2026 17:10 Yazar, 40 yıllık hayat arkadaşının ölümünün ardından yaşadığı yas sürecini kaleme alıyor ve bunu yine kendine has nüktedanlığı ile yapıyor.
Bu yas süreci oldukça gerçekçi yazılmış. (zaten gerçek) Çok süslü cümleler yok ama hayatın çok içinden farkındalıkların ifadeleri var.
Birini kaybettikten sonra hayatımızda oluşan boşluklar, giden kişinin bıraktığı eşyalar, yarım kalan işleri ve her şeye rağmen hayatın devam etmesi ve yası yaşayan kişinin de devam etmek zorunda olması… Fournier bunları yaşarken anılara başvuruyor, günlük hayatından bahsediyor ve kitabı da eşine değil, ikisinin hayatına ithaf ettiğini söylüyor.
Bahçedeki bir çiçek, cüzdanda kalan son para, indirim habercisi mesajlar, yazlıktaki insanlar ve güzel anları ölümsüzleştiren bazı fotoğraflar yazara eşinin kaybını gösteriyor. Ve sık sık onun kendisinden önce öldüğüne, neden onu bırakıp gittiğine dair kırgınlıklar yaşıyor. Biz okura da böyle garip bir his bırakıyor.