Kpss çalışırken tarih derslerinde devamlı vatan sevgisiyle, vatana ve meşrutiyete katkılarıyla karşıma çıkan, Atatürk'ün de "Türk milletinin yıllardır beklediği ses" dediği Namık Kemal'le tanışmak sonunda @isbankasikulturyayinlari sayesinde nasip oldu. İntibah (Arayış) isimli bu kitapta - izninizle zavallı diyeceğim- zavallı Ali Bey'in macerasının ve kör kütük yol almasının kendisine ve çevresine verdiği zararları okuyoruz. Ruhunun saflığından iyiyle kötüyü, doğruyla yanlışı ayırt edemediği için binbir türlü felaketi kendine çekişine şahit oluruz. Ali Bey'i bizlere okutan Namık Kemal, arka planda Osmanlı döneminde İstanbul 'u ve sosyal hayatını anlatır. Çamlıca ve mesire yerlerinde gezerken gençleri, dönemin aile yapısını, kölelik ( ya da cariyelik ne dersek artık) sistemini vb. pek çok şeyi bizlere aktarır. Ayrıca kendi hayatımda sürekli şikayet ettiğim İstanbul' un kalabalıklığı ve tenha bir yerlere kaçma istediğinden de kitapta bahseder ki; açıkçası okuyunca çok şaşırdım. Her ne kadar bizlere sanki İstanbul yeni yeni insanları bıktırıyor gibi gelse de demek ki her zaman böyleymiş diye düşünmeden edemedim.
.
Ayrıca değinmeden geçemeyeceğim ve çok çok beğendiğim bir durum da var: Namık Kemal her bölüm başına bir beyit yazmış.(Kendi beyit ve başkalarına ait beyitler) Elbette beyitler bölümler ile alakalı. Okurken onları okumak, beyitlerin dilinin ve aşkı anlatışının içine dalmak bana ayrı bir güzellik yaşattı.
.
Her cümlesinde, her betimlemesinde ayrı bir tat aldığım güzel bir yolculuğun sonunda, elimde yer yer kenarına köşesine notlar alınmış, beyitleri ve güzel cümleleri deftere geçirilmek üzere işaretlenmiş harika bir eser kaldı. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebiliyorum çünkü okuduğumuz bu defa bizim topraklarımızın geçmişi, bizim topraklarımızın eski düzeni ve bir zamanlar yaşayıp buralarda gezmiş, aynı bizler gibi gelip geçici varlıkların hayatı. Bakalım bizleri kimler yazıyor ve bakalım bizler için gelecek kuşaklar ne düşünecek?