·84 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Haziran 2018 20:54 “Farklı bir ülkede tren yolculuğunda yazmış olduğunuz bir kitabı okumaya koyulan bir yolcuyu gördüğünde şaşırma: Bu sahne senin için yazıldı.” Böylesi farklı sayılabilecek bir giriş ile sizi içerisine hemen çekerek okumaya başlıyorsunuz kitabı. Kitabın içerisinde kitap, yazarın anlatımında yazar var. Okur olarak ise hem içeriden hem dışarıdan bakabiliyoruz hikayeye. ‘Bookception’ gibi.
Aslında hikaye demek tam doğru olmayabilir, hikaye içerisinde deneme sayılabilecek paragraflar, felsefe niteliğinde metinler var, kesinlikle yüzeysel değil. Zaten her sayfayı kaplayan az miktardaki yazı metni sonrası bırakılan boşluk, okura ayrılmış, ismindeki gibi: Es vermek için bir fırsat.
Hikaye içerisinden zaman zaman sıyrılarak, okur ve yazarların dünyalarına dair çıkarımlarda bulunurken aralarındaki ilişkiyi de sorguluyor. Hayatta yaşadığımız ikilemleri, karasızlıkları irdeliyor hikaye ile.
Dediğim gibi hikayeden, kısa metinlerin oluşturduğu sayfaların çok ötesinde, okurun da katkısını bekleyen düşünseli yoğun bir hikaye. Kitap fuarında hiç bilmeden, sadece ismine ve kapağındaki boş ve uzun tren raylarına kapılarak aldığım bir kitaptı, iyi ki almışım.