Gönderi

9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2018 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2018 17:56
Nietzsche'yi ne kadar tanıyorsunuz? Ben hiç tanımıyormuşum ki her zaman anlaşılması zor, algılayamayacağım bir karakter olarak düşünmüşümdür onu. Hatta gerçek yaşamla bağdaştıramadığım bir insandı benim için. Sanki öyle bir insan var olmamış, yaşamamıştı veya normal insanlar gibi değildi. Adeta bir peygamber gibi sır dolu, mucize dolu ve asla anlaşılmaz birisiydi benim için. Bu kitap onun hakkındaki tüm fikirlerimi değiştirdi. Kitap, Doktor Breuer'in Nietzsche'yi iyileştirmek için oynadığı küçük oyunlarla başlıyor hatta öyle ki Breuer aralarındaki diyaloğu bir satranç müsabakası olarak değerlendiriyor. Nietzsche'yi tedavi olmaya ikna etmek için kendisinin psikolojik bir rahatsızlığı olduğunu ve bunun için ondan yardım istediğini karşılığında da Nietzsche'nin migren tedavisini üstleneceğiyle ilgili Nietzsche'yi ikna etmeye çalışıyor. Bir dizi olaylar sonucu Nietzsche bu anlaşmayı kabul ediyor. Doktor Breuer Nietzsche ile ilgili kafasında bir sürü planlar kurarken aslında psikolojik açıdan gerçekten iyi olmadığını fark ediyor ve kendisini Nietzsche'nin tedavisi altında buluyor. İnsanın zaman, yaşlanma ve ölüm korkusuyla verdiği savaş... Hayatındaki insanlara aslında ruhlarında hiç barındırmadıkları anlamlar yüklemesi... Yalnızlığı... O uçsuz bucaksız yalnızlığı... Ve Nietzsche'nin yaşadığı 3 büyük ihanet sonrası gerçek dostluğun tadına varması... Ve bu iki dostun "amor fati" kavramını tam olarak yakalayabilmesi. Amor fati; yazgını seç, yazgını sev. Nietzsche Ağladığında, onunla beraber ağladım.
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.