·77 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Haziran 2018 18:40 Satranç oynamasını küçüklüğümden beri bilirim ancak hiçbir zaman tam anlamıyla içine girdiğimi bir strateji oyunu olarak oynadığımı söyleyemem. Rakibimin taşlarını en hızlı nasıl yerim, en hızlı nasıl şah mat yaparım bunu düşünerek oynarım. Yani beş altı yedi sekiz.. hamle ilerisini düşünerek oynayacak kadar gelişemedim hiçbir zaman. Kitabı ismini görüp, satrancıda sevdiğimden alıp okumak istedim.
Kendi satranç özetimden sonra gelelim kitaba. Kitabın konusunu adı gereği zaten biliyorsunuz. Okuyup bitirdiğimde beynimde şöyle bir soru kaldı. Bir bilgiye yönelik davranış-satranç oynamak- doğuştan yetenek olarak geldiğinde mi daha üstündür, yoksa belli şartlar altında, kişide mükemmel öğrenim gerçekleştiği vakit mi daha üstündür? Bunu düşünüp duruyorum. Birde şu var. Deriz ya; “neden yetenekli doğmadım?” diye. Belkide yeteneği kazanmak isteımedik her zaman bizde mevcuttu fakat farkında olamadık. Buraya kadar okuduysanız kafamın karışmış olduğunu göreceksiniz. Kitabı okumak benim için zevkliydi. Tavsiye tabi ki ediyorum.
Okuduğunuz için teşekkürler. :)