Zeynep isminde bir karakterimiz var. Zeynep, yeni bir okula başlamaktadır. Okula gittiği ilk günden onu bir felaket bekler. Okuldaki bir öğrencide salgın hastalık vardır. Bu hastalık yüzünden okul karantinaya alınır. Öğrenciler o gün okulda kalmak zorunda kalır. Zeynep okula yeni geldiği için kimseyi tanımıyordur. Ne yapacağını bilemez. Çantasını almak için sınıfa çıkacağı zaman elektrikler kesilir. Bu günün diğer felaketidir. Bunun dışında onu daha kötü bir şey beklemektedir.
Koridorda ilerlerken bir şey ile karşılaşır. Yerde biri yatmaktadır. Bu bir cesettir. Ve koridorda başkaları da vardır. Mahşerin üç atlısı. Onur, Mert, Burak...
Bazen, bazı kitaplara karşı önyargılı olabiliyorum. Karantina kitabı da bunlardan biriydi. Çok önceden alıp kitaplığımda beklettiğim bir kitaptı. Çok fazla kişide gördüm, çok fazla yorum okudum bu kitapla ilgili. Çoğu kişinin beğendiği ve de önerdiği bir kitap olunca “Okusam ne kaybederim” diyerek kitaba başladım. Çok sürükleyici bir kitaptı. Okumam bir günümü almadı ve bu zamana kadar okumadığım için pişman oldum.
Yazarın daha önce hiçbir kitabını okumadım. Ancak ilk okuduğum kitabı olmasına rağmen gerçekten yazarın dilini çok sevdim. Çok farklı bir şey bekliyordum ama beklediğimden çok daha farklı bir kitapla karşılaştım. Kitabı soluksuz okudum. Çok çok fazla sevdim. Bu kadarı seveceğimi düşünmemiştim. Daha çok klişe bir aşk kitabı olduğunu düşünmüştüm. Ama aşkın dışında macera, gizem, duygusallıkta vardı.
Bir cinayet oluyor ve o cinayetin kim tarafından yapıldığını bulmaya çalışıyorlar dört arkadaş. Bu olaylar yaşanırken kitap bitiyor ve siz nasıl bittiğini anlamıyorsunuz. Çok fazla kitabın konusu hakkında bir şey söylemek istemiyorum. Sizlere spoi vermekten korkuyorum . Ama şunu söyleyeyim son zamanlarda okuduğum en iyi kitaptı. Dediğim gibi çok sürükleyiciydi. Benim tek sevmediğim nokta (-ki bu çoğu kitapta olan bir şey) ilk yüz sayfası falan kitapta birinci günü anlatıyor. Daha yirmi dört saat geçmeden kız karakterimiz olan Zeynep çıkıp “Onur şöyledir bu yüzden bunu yaptı.” “Onur böyledir bu yüzden böyle yapar.” “Mert böyle bir insan.” “Burak böyle bir insan” tarzı cümleler kurması. Yani daha yirmi dört saat geçmemiş nasıl oldu da onlar hakkında fikir sahibi oldu anlayamadım. Ama bunun dışında kitap çok güzeldi. Arkadaşlık, birbirlerine bağlılık, başlarından geçen olaylar... Yine söyleyeceğim ama kitap çok güzeldi. İçerisinde her türlü şeyi barındırıyor. İkinci kitabını alır almaz seriye devam edeceğim. Sizlere tavsiyem eğer kitabı okumadıysanız kesinlikle bir şans vermelisiniz ve bu kitabı okumalısınız diyorum.