6/10
·144 syf.··
2018 65. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 11 Temmuz 2018 22:52
Her şeyin yolunda olduğu tek yer; Hayaller Öncelikle kitaba yapacağım yorumun tamamiyle öznel olacağını belirtiyor, okumak isteyen arkadaşların okuma heveslerini köreltmemek amacıyla inceleme yazacağımı not düşmek istiyorum. Yeni kalemlere, düşünen ve bunu yazabilen beyinlere her zaman bir fırsat tanımak gerekli bence. İbrahim Yusuf Pala’ya adım attığı sözcüklerin girintili, çıkıntılı, meşakkatli ama bir o kadar güzel olduğunu umduğum dünyada başarılar diliyorum. Eser, birden fazla karakter barındırıyor. Zamanlar çok belirgin değil. Baş karakteri bir psikoterapi seansında tanıyoruz. Doktoruyla aralarındaki diyalog daha çok birbirlerini köşeye sıkıştırıp, kişisel kazanç derdinde. Adamın tutkuyla bağlı olduğu biri var. Her sözünde Ondan bahsediyor. Oyunlarını kaçırmadığı, türlü hallerinden haberdar olduğu bir kadın. Ama yanında değil. Uzaktan ket vuran bir bağlılık onun ki. Kilitlenme. Koşulsuz sevdiğini dile getirebilecek kadar yoğun! İlerleyen sayfalarda başka kadınlara da rastlıyoruz. Birbirinden bağımsız, değişik kadınlar. İlişkiler, konuşmalarla olaylar zenginleşiyor. Yazar olayın kurgusunda sıkça başvurduğu durumu karışık hale getirme safhalarını iyi yazmış. Neden böyle söyledim. Çünkü çevirdiğim sayfalarda her karşıma çıkan karakter ve durum, kafamda başka bir şey şekillendirmemi ve düşünmemi sağladı. Biraz da kopmalar hissetmedim değil. Sayfa 87’de geçen cümle bence yazarın okuyucusuna sunduğu cümleydi; “Ortaya bir yem atıyorsun ve onun nasıl çözüleceğini okuyucuya bırakıyorsun” Birbirine geçmiş hikayeler, kişiler, ilişkiler, çözüm bekleyen sorular hepsi birer okuyucu için yem! Yazar burada yalnızca okuma, hikayeye dahil ol, baş karakterin fantezilerini, gerçeklerini, kaybedişlerini, olduklarını ve olmadıklarını yaşa diyor. Düşün, hareket et, düşle ve belki yok et! Diğer arkadaşların sözünü ettiği gibi argo kelimeler, müstehcen tanımlamalar, heteroseksüel dışı ilişkilerde mevcut. Bunlar bende pürüz yaratmadı sadece genel olarak kurguda bu kadar kullanılması gerekmeyebilirdi. Şiirsel anlatımları çok beğendim mesela. Baş karakterin yalnızlığı bana biraz da iç içe geçmiş bir sürü aynadan onlarca oluşan kendi siluetine bakmak gibi geldi. Kendisini görüyor fakat farklı kişilerde ve kişiliklerde! Mutlak yalnızlığın hayallerden ve kelimelerden örülü yapayalnızlık tavrının gösterisi bir nevi. Kitabın sonu göreceli bitiyor bana göre. Yani tıpkı hikayenin kahramanı gibi aslında inanmak için hangisini seçiyorsun? Seçtiğinle mutlu olabilecek misin? Kitabı beni her okuduğum sayfada farklı düşünmeye yönlendirdiği ve hikayenin içinde sürekli değişen dinamikleri için beğendim. Herkese iyi okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Kaybolan Düşler Senfonisiİbrahim Yusuf Pala · Karina Yayınevi · 2017235 okunma
··
23 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.