Puan vermedi·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Temmuz 2018 13:54 Bir imtihandır bu kitap. En azından benim için öyleydi. Kitap bazı bölümlerinde kendisini okumaya layık mıyım diye sınıyordu beni adeta.
İlk sayfalar son derece basitti. Bu basitliğe aldanmamam gerektiğini biliyordum ve sanki kitap bunu bildiğimi biliyordu.
Sonra Selim'in şarkıları geldi. Yapım nedeniyle bu şarkılarda çok sıkıldım.
Kitap sabrımı ölçüyordu burada. Acaba ne kadar dayanabilecektim.
Sonra Selim tarafından kaleme alınan Süleyman Kargı'nın açıklamaları. Yer yer keyifle yer yer de sıkılarak okudum.
Bu bölüm, bu kitabın çok çok kültür birikimi gerektirdiğini öğretti bana.
Sonra yine bir sabır denemesi: Turgut'un metinle birlikte geçirdiği bana göre okuması sıkıcı zamanlar.
Buna da katlandım ve bu sıkıntılı zamanlardan bir mükafat doğdu: Olric.
Sonra Günseli ve Turgut'un Noktalama işareti olmaksızın konuşmaları:
Yazarın noktalama işareti kullanmamaktaki amacını bilmemekle birlikte İkisinin de bir çırpıda konuştuğu ve bir karmaşa içinde anlaştıkları izlenimi oluşturmak olduğu düşüncesindeyim.
En çok keyif aldığım kısmı da Selim'in günlüğünün okunduğu kısımdı.
Hakkını verebildim mi bu kitabın bilmiyorum ama
Hazine niyetine kazandığım pasajların hatırına diyorum ki
İyi ki, iyi ki okudum!