Gönderi

Konu Olarak Sosyoloji-Psikoloji Alanı Yok. Bu Yüzden Okuyun.
9/10
·384 syf.·
2018 48. kitabı
İncelemeye başlamadan önce başlıkta da belirttiğim gibi; konu seçimi yaparken Psikoloji kelimesi yoktu. Kitap da günümüzün nesli, koca bir nesilden bahsetmektedir. Bu yüzden okuyup paylaşmanızı istiyorum. Maksat konu seçimine Sosyoloji-Psikoloji alanı da eklensin. Neden eklenmediği hâlâ zihnimde bir muamma. Felsefe var da neden Sosyoloji ve Psikoloji yok... Bu tepki yazısından sonra incelememize başlayalım haydi bismillah... Ben Nesli kitabını ilk keşfim, başka bir kitabı okurken muhtevasında kitapla ilgili alıntı yapmasıyla oldu. Sonra dedim ki, ben bu kitabı kesin okumalıyım. Hakikaten günümüzün gençleriyle ilgili olan Ben Nesli dediğidir. Yukarıda da değindiğimiz gibi, bu nesli a'dan z'ye kadar yaşayışını ele almıştır. Sadece Psikolojik alanda değil, bunu yaparken de Sosyolojik alanla mündemiç etmiştir. Kitabın arka kapağında da belirtildiği gibi, birçok gazete ve köşe yazarlarının ilgi odağı olmuştur: Akşam, Hürriyet, Gerçek Hayat, Taraf... "Düşünce yapımız, ideolojimiz veya inancımız ne olursa olsun, geleceği tehlikede olan söz konusu "varlıklar", canımız, cananımız, bizim çocuklarımız... (Psikiyatr Dr. N. Mustafa Merter [Türkiye Benötesi Psikoloji Derneği Başkanı Üsküdar, Ocak 2009] ) sayfa dokuzdaki bu alıntıyı olur okumaz bir kez daha iyi bir kitabı keşfettiğimin haklı gururumu yaşıyordum. Aynı zamanda tüylerim diken diken oluyordu. Ne oluyoruz... Nereye gidiyoruz veya gidiyolar... Kitap her ne kadar Amerika toplumunu anlatmışsa da bize çok yakın özellikleri barındıran yaşamlarına satır aralarında tanıklık ediyoruz. Bu yüzden önyargılı okumayın. Özellikle de ebeveyn ve ebeveyn olmaya yakın insanlar okumalı. Koca bir nesil geliyor ardımızdan, bizle beraber. Kitapta üç nesilden bahsediliyor aslında 2. Dünya Savaşı'nın olan nesil, 1960 nesli ve günümüz Ben Nesli... Çeşitli istatistik verileri ortaya koyarken bu üç nesli karşılaştırarak geçmişten günümüze insan yaşayışlarının ve tavırlarının panaromasını gözler önüne serer. Eskiden insanlar birbirleri için yaşarken çağımızın vebası olan Ben'i düşünerek narsizm gibi bir tehlikeye gark oluyorlar. Artık kimse kimseyi düşünmüyor. Bir soru sorulunca cevabında o kişinin hesabına nasıl geliyorsa öyle veriliyor. Eskiden bir grup veya cemaat diyelim; onlardan birine bir soru sorulduğunda cevabı cemaatin uygun görmesi, diye cevaplandırılırdı. Şimdilerde ise kendi duygu ve düşüncelerini temel alarak veriliyor cevaplar. İşte kitap bu cevapları veren bireyleri kimler yetişirdi... işte tam da bunun peşindedir. Medya... filmler... şarkılar... kitaplar... bunların tek tek analizini yaparak açıklamıştır. Hakikaten de öyle oluyor bu işler. Nesil yetişirken sağdan-soldan duyduklarını yapmazsa nereden gelir bu düşünceleri... uzaydan mı... (Uzaydan geldi diyenler devam etsin) Hep kendini düşünme vardır bu nesilde. Benim kariyerim... benim param... benim hayatım... Bu şekilde yoz yaşam sürüyoruz malesef. Bu şekilde toplumumuzu yıkıyoruz. Oysa ki insan çoğu zaman tek başına yemek dahi yiyemez. Nice cimri insanlar topladıkları paraları yemeden ölüp gittiler. Hakikaten de bu durumla bu neslin durumunun birbirinden hiçbir farkı yok. Yalnız hiçbir şey hiçbir zaman olmaz. 'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' mantığı da vardır bu nesilde. Ve boş düşüncelere dalma da vardır. Siyasetle ilgilenmez. 'Ben tek başına neyi değiştirebilirim ki' demekle yol tutar hayatında. İşte asıl mesele de bu: sen tek başına değiştiremezsin. Hele bir grup bilinci kazan, hele bir kendini değil de insanlığı düşün. İşte o zaman farkı görürsün. Sosyoloji Nedir (Joseph Fichter) kitabında da yazar: "İnsanların içinde gizil güçler vardır. Bu gizil güçler birkaç kişiyle,(toplumla) yaşamaya iter." Hakikaten de öyle bizler toplumla yaşamaya mecburuz. Münzevi hayat insan fıtratına aykırıdır. Aile yapısını bu şekilde yok ediyorlar veya ediyoruz; diyeyim. Ben Nesli'nin karşı cinsleriyle ilişkilerini de ele almıştır bu kitap. Artık kürtajlar yasallaşmış. Çocuk yapmak karara bağlanmıştır. Evlenmeden birliktelikler çoğalmış... son dediğime dikkat edin! Evlenmeden birliktelikler... birliktelikler... birlikte... Bunun tehlikeli olduğu farkına varmamışsanız biraz yardımcı olalım. Eğer bu birlikteliklere çekidüzen verilmezse aile kavramı yok olur. Nasıl mı... Bunlar aynı evde yaşayacaklar ve çocukları da olacak evlenmeden(ki olan da var bayağı). En basitinden erkek olan evi terk ederse... Alın size babasız bir çocuk. Babasız büyüyecek. Ki ben Amerika'da öyle olan çok insan tanırım. Shaquille O'Neal(emekli olan ünlü basketçi) da onlardan biri. Nafaka hakkı yok. Çocuğa miras yok. Baba şefkati yok. Aile yok... toplum yo... Tekrar edecek olursak... Yeni bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Bizim toplumumuza yansıması an meselesi. Bizler bunlara izin vermemeliyiz. Çocuklarımızı ahlakî değerlerini öğretip toplumla yaşamaya adapte olan bireyler halinde yetiştirmeliyiz. Kitabın son bölümünde kendince çözüm önerileri sunmuştur yazar. Bazıları benim de kafama yattı. Kendisine çok teşekkür ederim yazarın. Hakikaten beni aydınlattı. Bilmediğim konular da vardı. Artıl bildiğim konular oldu. Bayağı kütüphane gezmiş bu kitabı telif etmek için. Araştırma yapmak için çok kitap tozu yutmuş kendisi. Koca bir nesilden bahsediyor, kolay mı... Kitabı okuyun mutlaka. Canınız sıkılsa da...
"Ben" NesliJean M. Twenge · Kaknüs Yayınları · 2018665 okunma
··
744 Gösterim
21 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Toplumun en önemli değerlerinden olan aile kavramı şimdi ki zaman diliminde basite alınmış alınıyor da. Aile hayatı ahlâki olmayan toplum yok olmaya mahkumdur kanımca... Emeğine sağlık Mustafa'm: )👌👌
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Çok sağol ablam okuduğun için. Yorumuna da katılıyorum. Ailemiz her şeyimizdir. 🌾🌾🌾
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Okuyan arkadaşların dikkatine! Arkadaşlar konu olarak yukarıda da belirttiğimiz gibi Sosyoloji ve Psikoloji yok. Modaratörlere ulaşıp bunu güçlü bir şekilde dile getirmeliyiz. İnanınız Allah'tan bu dediklerim için uğraşmaya değiyor. Gayret bizden, başarı Allah'tan gelir. 🌿🌿
Bu incelemeyi okumadan önce kitaba rastlasam, kapağındaki resimden ergen kitabını çağrıştırdığı için ön yargılı davranabilirdim ama incelemeyi okuduktan sonra okuyacaklarm arasına alabilirim şimdi :)
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Vakit ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim. Mühim meseleler var. Kapaktaki gibi değil. ☺☺
Bir nesil dolusu nihilist geliyor. Çok korkuyorum ve hiç ümidim de yok.
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Zaten öyle olmasaydı böyle kitaplar yazılmazdı. Fakat umut var olması gerekiyor 👍👍
İncelemeniz çok dikkat çekici. Hayatın içinden, ayakları yere basan konularla ilgili araştırma kitaplarını genel olarak severim. Ancak son zamanlarda fark etmekteyim ki, sorunun tespiti yapılmakla beraber, uygulanamayacak şekilde idealist ya da "daha dikkatli olmalıyız" gibi içi fos öneriler yüzünden bu tarz kitapları okumak soruna çözüm getirmekten ziyade; insanları hayata küstürüp, geleceğe yönelik umutsuzlaştırıyor. Kitap incelemesinde işe yarar çözümler de önerildiğini belirtmeniz kitabı listeme eklememe neden oldu. İyi ki böyle incelemeler var. Elinize sağlık.
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Yorumlarınız için teşekkürler. Zaten kitabı okuduğunuzda bayağı bir emekle oluşturulduğunu göreceksiniz. Faydası olacağına inanıyorum. Güzel bir neslin geleceğine sizin/bizim gibi umutlu insanların vesilesiyle olacaktır. 🌾🌾
Reklam
Temmuz ayında kaçırmışım bu incelemeyi, neyse ki bu geceye kısmet oldu:) Kitabın adına pek çok yerde denk geldim. İçeriği hepimizi çok yakından ilgilendiriyor. Üzerinde konuşulan mevzunun senin alanına da yakın olması ve kitabın senin tarafından incelenmesi ayrı bir zenginlik katmış. Tespitlerine katılmamak elde değil... Önümüzdeki yıllarda çok daha fazla karşımıza çıkacak bu mevzu... Hazırlıklı olmak lazım... Emeklerine sağlık değerli dostum. Selam ve sevgilerimle...
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Ve aleyna aleykum selam... Öncelikle yorumların çok kıymetli. Bu yüzden teşekkür ederim. Aslında her ebeveynin alanıdır, bu kitap. En azından ben öyle düşünüyorum. Yukarıda zaten açıkladım kendi nazarımda kitabı. Fakat burda da belirtmek istiyorum: 'İncelemeyi okuyup da kitabı alıp başlama' dönütü aldım. Akabininde bazı hoş olmayan değerlendirmelerde bulundu arkadaşlar. Bu kitabı klasikler gibi akıcı roman gözüyle bakmaları hasebiyle böyle oldu aslında. Tekrar söylemek gerekirse; bu kitap roman değil arkadaşlar; akademik bir çalışmadır. İçinde bir dünya veri bulunduran bir çalışma... Senin yorumuna denk geldi bu serzeniş kusura bakma abi. Tekrardan çok sağol abim🌾🌾
İncelemeye yorumlama; * 60'lı yıllardaki insanlara sizin için önemli olan, öncelikli olan nedir diye sordukları zaman alınan cevap "dürüstlük, fedakarlık, başkalarına yardım etmek" gibi kavramlar iken ben neslinin verdiği cevap ise "beni mutlu eden şeyleri yapmak" olmuş. * Ayrıca sevmeye önce kendinizden başlayın sözünün tehlikesini de kitap da öğrenmiş oldum. Halbuki ne kadar masum gözüküyor. -Kendini sevmeyi öğrenirsen başkalarını da seversin- (Asıl anlam; önce kendin!) * Son zamanlar da evlilik yaşının iyice büyümesi, insanların evlilikten uzaklaşmasının temel sebebi de yine benlik duygusu. Onu da şöyle güzel bir cümleyle özetlemiş "Yalnızlığa alışan bir insan, hayatına yeni birisini aldığı zaman ona uyum sağlamak da (alışmak da) zorlanır. Tespit ve istatistikler dehşet verici. Okurken gerildim sık sık. Nereden nereye gelmişiz. Ve daha kötüsü nereye gidiyoruz. - Özetleyici ve güzel bir inceleme olmuş. Hem kitabı okumama vesile olduğun için hem de inceleme için sonsuz teşekkür 🌼 Bir tost 🎈
Mustafa Diyar
Gönderi Sahibi
Rica ederim. Faydası olmuşsa sana... kitap bahanedir. 🌿🌱