·164 syf.····Okunma: 29 Haziran 2018 17:06 11. sınıf edebiyat konularından hatırladığım birkaç şeyle başlayayım:
Namık Kemal 1. Tanzimat sanatçısıdır ve Romantizm akımından etkilenmiştir.
1. Tanzimat döneminde kahramanlar "karakter"den çok "tip" özelliği taşır.
İlk edebi roman: İntibah - Namık Kemal (ah bu soruyu sınavda kaçırdığıma inanamıyorum)
---
Kitaptaki sırayla gideyim diyorum: Uzuuuun bir bahar ve Çamlıca tasviriyle giriyorsunuz kitaba. Uzun dediğime bakmayın, yanılmıyorsam 5-10 sayfa bir şey ama tekrar tekrar okuyacağınızı düşününce uzun oluyor. Neden mi tekrar tekrar okuyasınız? Çünkü tek kelimeyle mükemmel. "Işık yerine ruh yağıyor sandım" cümlesini kuran bir yazardan bahsediyoruz, tabi ki güzel olacak.
Dönemin karakterine uygun olarak Namık Kemal araya girip kendisi de bizimle okuyormuşçasına yorum yapıyor olaylara. Benim pek hoşuma gitmiyor doğrusu (ben zaten Servet-i Fünun'cuyum da konumuz bu değil) ama o dönem "öyle gerektiriyordu yahu" diyebilirsiniz, hakkınız da.
Yukarıda demiştim zaten, 1. Tanzimat'ta kahramanlar "tip". Yani iyiler ışıktan yaratılmış kadar iyi, kötüler de %100 saf kötü. Beni rahatsız etti mi peki? Doğrusu pek de etmedi, tabi iyilerin basbaya süzme salak olması dışında. Ya bir aç gözünü, bir düşün olayın önünü sonunu, hemen atlıyorsun!
Kahramanlarla ilgili bir şey ekstra hoşuma gitti: daha yazınımızın ilk romanı ama herkesin arka planına dair bir şeyler öğreniyoruz, yani "aa bu niye böyle olmuş" demiyorsunuz. Ali Bey'in zayıf karakterinin de, Mehpeyker'in meşrepliğinin de sebebi var, gerçekten.
---
Bu kitabı reddedilişimden (Güzin Ablalarım/Abilerim buradasınız biliyorum, sizi yorumlara alayım) hemen sonraki hafta okumamdan mıdır bilmiyorum ama bir cümleyle özetleyecek olsaydım bu "erkekler salaktır" olurdu (sözüm meclisten dışarı tabi, biliyorsunuz :)