·248 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Temmuz 2018 11:00 Özellikle yorumlara bakarak okuduğum bir kitap. Yorumlar derken sitemizde yapılanlardan bahsediyorum. Ülkesinden iz bulanlar mı dersin, işi siyasete dökenler mi dersin, ne dersen de. Şunu da belirtmekte fayda var ki hiçbir diktatör rejimde baştaki insana 'Diktatör' diyip, bunu yazılı hale getirip kamuya sunamazsınız. Eğer sunmuş ve evinizde kahvenizi içip uzanıyorsanız o ülkede Diktatörlük var derken yalan söylemiş olursunuz ki bizler bir avuç Hayatı Kitaptan Özet olan insanların böyle demesinin mantığa uygun bir tarafı yok. Şimdi kitabımıza geçelim.
Calvin, yani terörün vücut bulmuş hali. Bir terörist demek mümkün ya da daha gerçekçi olarak Diktatör. Bir insanların nefes sayısını denetlemediği kalmış, zaten o da eksik kalsın. İnsan gördükçe o dönemde yaşayanlar için de oldukça üzülüyor. Bir de bu arada Zweig acaba Katolik mi diye de merak ediyorum çünkü Martin Luther'e karşı da birkaç yazısı olmuştu arada, onu da fırsat bulur ve unutmazsam araştıracağım.
Cenevre kentindeki diktatör Calvin ve ona karşı çıkan -adı da Stefan Zweig sayesinde unutulmayan- Sebastian Castellio üzerinden işlenen konumuz. Okuduktan sonra şiddetin her türlüsünün kötü olduğunu anlamakla beraber, kendisini sollayan arabanın bile geçmesini müsade etmeyip karşısından gelen kamyonun altına girip ölmesini isteyen "Gör Ebenin A.." şeklinde yaşayan "İnsan" grubuna şiddetin ne kadar kötü olduğunu anlatmak da oldukça zor olacaktır. Ya da Sopalarına "Haydar, Mahmut" yazanlar mı dersiniz, artık size kalmış.
Genel anlamıyla bakıldığında Zweig adına da benim en beğendiğim çalışmalardan birisi. Geçenler de onun yazdıkları için "Amaaaan, Çocukça boş hikayeler, ne okicam yaa" gibisinden bir cümle duymuş olmamın etkisi de var tabi. Çünkü bu yazısıyla o "BOŞ" hikayelerinden birisini yazmadığını da kanıtlıyor.
Cümleten keyifli okumalar ve 'size' mutlu günler. Benim Cuma akşam Ehliyet; pazar sabah DGS sınavı var ben bir süre kayıpları oynarım büyük ihtimal. Keyifli okumalar..