Gönderi

Puan vermedi·113 syf.··
2018 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2018 23:43
Alman asıllı siyaset bilimci ve sosyolog yazarın bu kitaptaki çözümleme başlıca 4 bölümü içermektedir : Birincisi, tarihsel bir arka plan çözümlemesidir. İkincisi; resmi laisizmin ve 1920 ‘ler ile 1930 ‘ların laikleşme reformlarının gelişimi üzerinde odaklanıyor. Bu bölüm aynı zamanda iki savaş arası dönemde resmi laisizmin Ortodoks ve popüler İslam üzerindeki etkilerine ilişkin bir tartışmayı kapsıyor. Üçüncü bölümde, 1950’ lerden itibaren resmi laisizmin yumuşaması ve bu durumun İslami grupların ana siyasal akımlarla bütünleşmelerine yol açması üzerinde durulmuştur. Aynı zamanda , popüler İslam’ın kentlileşmiş ve teknik bir modern topluma genel dönüşüm sırasında kendi karakterini de değiştirmesi dikkate alınmıştır. Eğitim görmemiş köylü ve esnaf ,giderek eğitim görmüş ve profesyonel insanlar tarafından temsil edilen popüler İslam’ın tipik bayraktarları olmaktan çıkmışlardır . Dördüncü bölümde, üç kadınla yapılan derinlemesine görüşmelerle, günümüz Türkiye’sinde laisizmin en tartışmalı konularından birine dönüşen başörtüsü çatışması inceleniyor. Bu sunuşta güncel gelişmelerin iki önemli yönü üzerinde duruluyor ; biri , laisizm sorunlarının bir yüzyıl öncesine kıyasla azalması gerçeğiyle ilgilidir ; diğeri kutsal kitabı Kuranı giderek daha çok temel alan popüler İslam’ın değişen karakteriyle ilgileniyor. Çağdaş Türkiye ‘de laisizm İslamcılıkla karşı karşıya geldiği zaman , söz konusu olan, temelden farklı iki toplumsal sistemin birbiriyle boy ölçüşmesi değildir. Ne yazık ki çatışma genellikle böyle bir durum varmış gibi çözümlenmektedir. Oysa burada rasyolanizmin rengini , diğeri romantizmin damgasını taşıyan, birbirinin karşısında yer alan iki farklı ideolojiyle ilgili bir sorun vardır. Genellikle meydan okuyan rolündeki İslamcılar bütünüyle farklı bir platformdan hareket etmiyor , mevcut yönetim biçiminin kabul ettiği imkanları elde etmek için şimdiki anayasal, laik sistemin verili argümanlarını kullanıyorlar. Bütün anlaşmazlık sadece , temel mutabakatı kendi çevresinde sağlayan bir sistemin içindeki kuralların birbiriyle çelişen yorumlarıyla ilgilidir. Başörtüsü İslami değerlerin sembolik ifadesi haline gelmiştir, ancak bunlar İslami hukuku temel alan farklı bir ekonomik ve siyasal sistem üzerinde odaklanmazlar .Başörtüsü savunusunda ayırt edilebilecek olan , daha çok kişisel ve ahlaki itibar ,mesleki özlemler ve ana baba baskısı, toplumsal ve kurumsal baskılardan özgürleşme dürtüsüyle ilgili değerlerdir. Kutsal kabul edilen bu değerler, sistemi değiştirmekten çok bireysel özgürlük sorunlarıyla bağlantılıdır. Türkiye ‘de popüler İslam modern yönetim biçimine asla ciddi biçimde meydan okumamıştır, ancak modernleşme süreci ilerledikçe ve eğitimin genel düzeyi yükseldikçe, popüler duygular daha keskin ve daha duyarlı hale gelmiş ve böylece öncekinden daha kışkırtıcı görünmüştür. Bu “radikalizm” genellikle hatalı biçimde, modern , laik yönetim biçiminin temellerine yönelik bir tehdit oluşturuyormuş gibi yorumlanmıştır. Oysa böyle bir tehdit yoktur . Kitap 1998 yılında basılmıştır . Verilen örnekler dönemin toplumsal yapısı göz önüne alınarak okunmalıdır. Daha derin incelenmesi gereken günümüz sorunlarına ayak basmıştır özet niteliğinde olmuştur bir nevi. Çok zor zamanlar yaşanmıştır başörtüsü adına yapılan insana yakışmayacak davranışlar unutulmamıştir. Kitabın dokusu eski ve kapak kısmı sadedir en sevdiğimden. Okumanızı tavsiye ederim .İlk incelemem :) æ
Modern Türkiye'de Örtünme Sorunu, Resmi Laiklik ve Popüler İslamElisabeth Özdalga · Sarmal Yayınevi · 199817 okunma
··
27 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Daha nice incelemelere. Ben beğendim. Teşekkür ederim.
Esimaaa
Gönderi Sahibi
İnşallah 😊rica ederim