İlk defa bir psikoloji kitabı okudum. Üç haftada bitirmiş olabilirim ama kitaba hayran kaldım. Geç bitirmemin sebebi de betimleme eksikti çok akıcı değildi öncesinde akıcı kitaplar okuduğum için ve belki yazın bana verdiği mayışmadan dolayı olabilir. Okuma sürem uzun oldu kitap hayranlığım da on kat arttı. Kitabın çevirmeninin yazdığı sunuşu okudum. Genelde bu kitabı roman olarak görmüyorlar yazarın kendisini anlattığını söylüyorlardı. Eğer öyleyse yazarı içtenlikle tebrik ediyorum. Kitabı o psikolojiyle kendini böyle güzel anlatabilmesine çok şaşırdım. Ana karakter Deborah’ın 16 yaşında şizofren olması ve gerçek hayatla kurduğu hayat arasındaki mücadelesi beni benden aldı. Tabi psikiyatristi olan Dr. Fried’in çabası, tatlılığı, sakinliği, onun mücadelisini unutmamak lazım. Bu kitap hayata olan bakışımı değiştirdi. Hayatıma iz bırakan kitaplar listesine adını yazdırdı. Zaten kitapı almam ayrı maceraydı. Bu da unutmayacağım anılardan biri. Kısacası bu kitap her haliyle benim için çok özel oldu. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.