Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 28 Temmuz 2018 17:02 Ee Bandini? Ne oldu şimdi bu işin sonu? En mutlu kim oldu? Bandini? Sammy? Camilla? Düşünüyorum, cevabı bulamıyorum. Belki de mutlu olmaları gerekmiyordur, sadece hepsi bir şekilde yaşamalıydı. Hislerimi hareket geçiremediği yaklaşık 90 sayfalık süre zarfında "Ben ne okuyorum yahu!" dedim ama kalan tüm sayfalar beni çok etkiledi. Çünkü sonlara doğru hikayeye bir hareket geldi ve bir şekilde dönemle bağlantı kurmamı sağladı.
.
Hitlerin dünyaya saldırmaya başladığı dönemlerde yazar olmaya çalışan Bandini ve etrafındakilerin fikirleri ve hayatları anlatılıyor kitapta. Okurken yazarımız da dahil pek çok insanın kanına işleyen ve dünyada bir türlü bitmek bilmeyen ırkçılık cümleleri beni çok yaraladı. Bandini de yaralanmış ve o da başkasını yaraladı.
.
Eğer okumaya karar verirseniz karşınıza gelecek şey şöyle: Önce hikayeye girmekte zorlanacaksınız, ellili sayfalara kadar "Allah'ım Bukowski'nin hatrına bitirmek zorundayım, mutlaka bir ışık göreceğim." diyeceksiniz ve sonra şak - ışıklar yanar- hikayenin içinde Ford kullanıyor, sahillere gidiyor, arıyor ve arıyor, yazıyor ve yazıyorsunuz. Çok şükür ki mutluyum çünkü gerçekten yarım bıraksaydım pişman olacaktım. Özellikle son 40 sayfa falan mükemmeldi