·284 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Temmuz 2018 04:53 Hep düşünürüm; Türkiye'de 3 şey olmak çok zor diye: ağaç, hayvan ve kadın. Meğer bilim insanı olmak da apayrı zorluklarla doluymuş. Bir bedende hem bilimi hem insan olmayı taşımak bambaşka mücadeleler gerektiriyormuş. Üzerine bir de madden ve manen bu kadar naif olunduğunda ama tüm bunlara karşılık bilim aşkını asla kaybetmediğinde ortaya Mustafa İnan gibi bir ekol çıkıyormuş.
Ülkemizde az çok bir şeyler okuyup, küçük çaplı bile olsa bir takım aydınlanmalar yaşayan her insan "Yurtdışına mı gitsem yoksa kalıp ülkemi mi kurtarsam?" ikileminde kalıyor. Mustafa İnan yurtdışında da kısa süreli çalışmalar yapmış, orada ona ülkemizde verilenden çok daha fazla imkanlar verilmiş ancak o yurdunu Mustafa İnan'dan yoksun bırakmak istememiş. Çok da güzel yapmış. Ama maalesef bir Mustafa İnan yetmiyor. Bu ülkenin çok fazla Mustafa İnan'a ihtiyacı var. Aslında gereken Mustafa İnan potansiyeline de sahibiz. Sadece bu Mustafa İnanları çok pervasızca, bilinçsizce, göz göre göre harcıyoruz.
Şimdi bu kitabı belki aralarından bir Mustafa İnan çıkar diye tanıdığım herkese okutmak arzusuyla doluyum. Yüzümüz doğuya ya da batıya dönük değil bilime dönük olsun istiyorum.