7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2018 22. kitabı
Doğuştan kör olmak farklı bir şeydir. Gören gözlerle hayata başlayıp sonradan görme yetinizi kaybetmek farklı bir şey. İkisinin verdiği hissi hiçbir zaman bilemeyiz. Eğer gören gözlere sahipsek. Öyle 3-5 saatliğine gözleri siyah bezlerle bağlayıp da empati kurmaya benzemez bu işler. Siz 3-5 saat yaşarsınız öyle ama o insanlar ölene kadar yaşamak zorundalar. Bazı zamanlar Tanrı'ya karşı "neden o insanları öyle yarattın" diye isyan ettiğim olmuştu. Bir bildiği vardır elbette ama onun bildiğini ben bilmediğim için haddim olmayan bir cüretkarlık göstermiştim. Biz normal olduğumuzu sanan insanlardan farklı olan diğer insanlar için de aynı şeyleri hissetmiştim tabi ki. Nasıl bir açıklama getirilebilir bilemiyorum. Allah onları da öyle imtihan etmeyi uygun görmüş demeyle de çözülmüyor sorunlar. Yine de sadece şunu biliyorum; geçmişte ne yaptıysak karşılığı olarak bugün onları yaşıyoruz. Bugün yaptıklarımız da yarın yine karşımıza farklı şekillerde çıkacaktır. Eğer dünyada yaptığımız kötülüklerin karşılığını er ya da geç bu dünyada görebiliyorsak demek ki yukarda veya yerin altında, bu dünyada veya başka bir dünyada, ama mutlaka bir yerde de yaptıklarımızın sorumluluğunu kabullenmek zorunda kalabileceğimiz bir yer var. Görme yetilerini sonradan kaybeden insanların hikayesini okuyoruz burada. Hani öyle "yazar burada gözleri gören biri olarak, şöyle iyi yansıtmış körlüğü, böyle iyi yansıtmış" demicem. Çünkü bazı duyguları yaşamış biri olarak biliyorum ki, hiçbir zaman yaşamadan bilemeyiz. Kitapda yansıtılan en iyi gerçekliklerden birisi bence insanların, insanlığını ne kadar çabuk kaybedebildikleri. Hareketlerimizi kontrol mekanizması olmayınca ne kadar da çabuk hayvanlaşabiliyoruz. Kendi hayatımıza baktığımızda da bu öyle değil mi aslında. Kimsenin görmediği zamanlarda nasılız, gözlerin üzerimizde olduğu zamanlarda nasıl. Olabilir, 24 saatin 24'ünde de kibar olmak mümkün değil. Ama bu hikayede farklı bir şeyler var. Sadece kendi grubunu sahiplenerek diğer insanlara karşı büyük bir acımasızlık içerisinde olmak ve katı bir vahşilik göstermek. Aynı durum gerçekte başımıza gelse insanların ve hükümetlerin farklı bir durum içerisinde olacaklarını zannetmeyin. Aynılarını belki de daha fazlasını yaşamak zorunda kalabiliriz. İyi biliyorum çünkü. Hep söyerdim insanlığımızı kaybetmemeliyiz diye. Artık öyle söylemiyorum. Sadece kendinizi ve ailenizi korumanın yollarını bulun ve mümkün olduğunca insanlardan uzak durun. -eğer böyle bir durum başımıza gelirse diye- Bazen de maddi körlük manevi körlükten daha az zararsızdır. Öyle ki manevi körlüğün ne denli zararlı olduğunun en güzel örneklerini ülkemizde görüyoruz. Sanırım uzunca bir süre daha görmeye devam edeceğiz. Eğer tarihi meraklıysanız lütfen İran Devrim Tarihini okuyun. Her şeyin nasıl başladığını görünce şok olacaksınız. Afganistan'ın geçmişini görünce ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Size bahşedilen özgürlüğün ama her türlü özgürüğün kıymetini bilin. Ve onu savunmak için mücadeleden korkmayın. Tarihde bizi her zaman esir almaya çalışmış milletler olmuştur. Kendilerine içeride yardımcılar da bulmuşlardır. Ve bulmaya da devam edeceklerdir. Gözleri görmeyenden değil, kalpleri görmeyenden korkmalı. Malcolm X bir defasında şöyle demişti; "Birini ayıplamakta acele etme. Senin geçtiğin yoldan geçmemiş ve senin kadar hızlı düşünemiyor olabilir. Unutma sen de bir zamanlar şimdi bildiklerinden habersizdin."
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.