9/10
·366 syf.··
Beğendi
·
2017 160. kitabı
Benim gördüğüm, kitap etkinliklerinin ve buluşmalarının düzenlenmesi iyi bir şey. Aksini söylemek ilk etapta meselenin popüler kısımlarından dem vurmak ve sorulduğunda genel geçer bir cevabı sunmaktan yoksun olmak gibidir. Veya değildir, varsa görüşü olan, aydınlatsın bizi. En azından bu platform üzerinden tecrübe ettiğim ilk kitap tahlil buluşması birkaç izlenim edinmemi sağladı. Belki de bunların hatırınaydı önerdiğim kitaplardan birisinin bu kitap olması. Belki de bundandır takındığım Raskolnikov tutumu. Raskolnikov demişken, o da tecrübe ettiği suç yüzünden yoğun bir Allah ağrısı çekti. Ama bu tecrübe; ona suçun ve cezanın aynı anda hem ahlâklı hem de ahlâksız kişiler oluşturduğunu, kötülüğün olduğu yerde iyilik, zorluğun yakınlarında kolaylıklar olduğunu da bildirmiş oldu. Yani sorulduğunda ellerini iki yana açıp bilmediğini iddia edebilme cesaretini tanımış oldu. Etkinlik boyunca konuştuğumuz meseleler, her birisi ötekinden deneyimli, suçlu, cezalı ve hem ahlâki hem de gayri ahlâki duruşlu insanları tanıma şerefini bağışladı. Farklılıkların bir husumet sebebi olmadığını, farklı bakanın haklı değil, sadece farklı gördüğünü ve bizi var edenin de bir nebze de o görüşün olduğuna dair güzel izler bıraktı harcadığım çeyrek günüm. Tabi kısmen de olumsuzluklar içerdiğini de... Meseleyi oradan buradan getirip kitaba bağlama ruhsatını da kendime vermiş oldum böylece: Bizler kimleriz? Kimler değiliz? Birbirimize anlattığımız her şey; inandığımız, yok saydığımız, peşinden koştuğumuz ve biraz da o şekilde öldüğümüz her şey yaşadıklarımız mıdır yoksa sadece anlattıklarımız mı? Rasyonel miyiz, yoksa yarın büyük yalancılar olacağımız halde bugün doğruyu söylediğine inananlar mı? Birbirimizi anlamamız, hak vermemiz, gözlerimizin içine bakmamız için illa ki aynı duyguları, acıları, hüsranları mı yaşamamız lazım? Bizi var eden şey nedir, kültür mü? Anlatılarımız hikaye midir, yoksa birer hakikat mi? Bu soruların ve daha fazlasının ardından koşmak için ideal bir kitap: Çağdaş Sosyal Bilimler Felsefesi . Üslup konusunda olabildikçe orta yolu tutturmuş olsa da yer yer bilimsellikten ödün vermediği de açık. Hatta daha da ileriye giderek farklılıkların biraz da tehlike olduğunu da ekliyor. Bana kalırsa giderek mutlakiyetçi bir dünyada çizilmeye cesaret edilen perspektivistik bir kitap: bir de şöyle bakacağız, diyen bir kitap. Bir kolaylık olsun da okuyalım diyecekler olursa meseleye soru-cevap mantığıyla baksınlar. Soruyu okusunlar, kendi cevaplarını verip sonra sonuç kısmına geçsinler. Böylece mukayese etme şansı da olur. Ha bu arada, yalnızca kitap tahlil buluşmaları için değil bunca söz. Herhangi bir yenilikle, farklılıkla karşılaşırken de benzer görüşler ehemmiyet taşır. Zararsız acayiplikler güzeldir. Hiç olmazsa kendimizi göreceğimiz aynalar tanırız. Dolayısıyla kitaptan sonra eteğimizdeki taşları dökmüş olacağız. Herkes nerede olduğunu görmüş olur. Veya nerede olmadığını. Allah, hayretimizi arttırsın.
Çağdaş Sosyal Bilimler FelsefesiBrian Fay · Ayrıntı Yayınları · 201266 okunma
··
148 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.