Puan vermedi·136 syf.····Okunma: 29 Ağustos 2018 07:37 Açıkçası, bir kitapsever olarak daha önce hiç Victor Hugo okumamıştım. Elbette, ilkokul ve ortaokul yıllarımda okuduğum "Sefiller, Notre-Dame'ın Kamburu" gibi değerli eserlerin kısaltılmış versiyonlarını saymazsak... Sürekli Hugo'nun Sefiller'inin iki ciltlik versiyonunu okumak istiyordum fakat hala aşamadığım sinir bozucu bir huya sahibim: Çok sayfalı kitap okuyamıyorum. Okusam da 3 hafta gibi uzun süreler sonucu bitirebiliyorum. Böyle olunca da bütünlüğü sağlayamıyorum ve kitaptan kopuyorum. Bin küsür sayfalık Sefiller'i okuyamamamın sebebi de budur. Böyle Yeraltından Notlar gibi hem kısa hem de edebi değeri yüksek eserleri araştırıken bu kitaba denk geldim ve vakit kaybetmeden kitabı edindim.
Önsözü sizi kitabın melankolik havasına hemen sokuyor ve olayları tüm gerçekliğiyle yüzünüze çarpıyor. İdamlardan bahsettiği sayfalarda bahsettiğim korkunç gerçeklerden kaçamıyorsunuz. Önsözden sonra, ben Hasan Ali Yücel serisinden okudum, sizi bir trajedi komedyası karşılıyor. Bu kısım eski basımların önsözüymüş ve korunmak istenmiş. O kısım da gayet güzeldi ve ben tiyatro metinleri okumayı çok severim. Ardından asıl konuya giriyorsunuz.
Aklından idam kararını çıkaramayan bir mahkumun son günlerini okuyorsunuz. Hem çok detaya inilmeden anlatılmış hem de duygu sonuna kadar verilmiş. Psikolojik eserleri çok seven biri olarak dilin ne kadar hoş ve yalın kullanıldığını gördükçe elimden bırakamadım. Konusuna çok girmeyeceğim. Bir süre sonra o nemli ve kasvetli hücrede boynu vurulmayı bekleyen kişi siz oluyorsunuz. O anı kafanızda kitabın kahramanı gibi sürekli canlandırıyorsunuz. Buradan da kitabın etkileyiciliği net bir şekilde anlaşılabilir.
Hem kısa, sade, yalın olmasıyla hem sizde 600 sayfalık bir kitabın etkileyiciliğini uyandırması bakımından oldukça güzeldi. Kesinlikle tavsiye ederim.