·408 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2018 09:58 Merhabalar. Uzun zaman oldu doğru düzgün inceleme yapmayalı :)
Ilk defa Ahmet Ümit kitabı okudum ve kalemini bu kadar geç keşfettiğim için kendime çok kızdım. Dini tasvirler o kadar güzel işlenmişti ki yazım hatalarını umursamadım. Ve kitabı okurken kendimi o kadar çok sorguladım ki şimdiye kadar hiçbir kitap bunu yapmayı başaramamıştı.
Kitap Karen Kimya Greenwood ve onun Londra'dan başlayıp dervişler şehri Konya'ya kadar uzanan hayat yolculuğunu anlatıyor. Baş karakterimiz Karen -her ne kadar kendisi sevmesede ben Kimya ismini daha çok sevdim- Londra'da bir sigorta şirketinde çalışmakta. Ve şirkete bağlı Konya'da bulunan bir otelin yangın sonucu sigorta ödemesi istemesi sayesinde -veya yüzünden orasını pek bilemiyorum halen- küçük yaşta onu ve annesini terk eden babasının şehri Konya'ya gelmesini ve bu şehirde yaşadığı şeyleri anlatan bir kitap Bab-ı Esrar.
Kitap benim için aydınlatıcı bir kitap oldu. Konya'da yaşamama rağmen kültürel mirasımızı, Şems-i Tebrizi'yi ve Mevlana'yı hiç araştırmadığımı kafama dank ettiren bir etkiye sahip. Kitap işleyişini çok sevdim arada gereksiz betimleme ve aşırı detay sorunları vardı sadece puanları da ordan kırdım zaten. Ama Şems ve Mevlana arasındaki dostluğun, aşık maşuk ilişkisinin güzelce anlatıp detaylandırıldığı güzel bir kitaptı bana göre.
Buna benzer eserleri okurken bir elim sürekli telefona gidiyordu hep. 1 ay boyunca elimde sürünen kitapların olduğunu bilirim ama bu kitap bazı yerleri hariç okudukça okutuyor kendini. Son olarak bir alıntıyla bitirmek istiyorum. Iyi okumalar :)
"Ve yaşam ne kadar acımasız, insanlar ne kadar kötü olursa olsunlar; onları kendilerinden başka kurtaracak kimse yoktur."