Giriş Yap
126 syf.
·
2 günde
·
4/10 puan
Hani olur ya, mesela taze fasulyeyi sevmezsiniz, ama gittiginiz bir yerde fasulye ikram edilir, cok da guzel yapilmistir, herkes cok begenir. Ve siz de merak eder bir catal alirsiniz. Guzel de olsa, baskin tat fasulyedir ve siz sevmiyorsunuzdur neticede. Bu, fasulyenin kotu oldugunu gostermez, ama sizin sevmenizi de gerektirmez… Ozetle, kitabi bitirdim ama anladim ki kitap benlik degilmis. Kitaba kotu diyemem, neticede o kadar cok sevenin yaninda begenmeyen azinliktayim. Ama kitapla ya da yazarla okuyucu arasinda kurulmasi gereken o bag, bizim aramizda olmadi. Olamadi… Peki neden… Birincisi ben sayisalciyim, hayatta her seyi formulize edebilen bir yapim var. O yuzden o formulun disina cikan bir sey oldugu an ben kayboluyorum. Algim kopuyor. Benim icin de bir yazinin girisi, gelismesi ve sonucu olmali. Ki ne kitabin genelinde, ne de kitabin bolumlerinde bunu bulamadim. Bir anda yazarin beyninde baslayan dusunce akisi, zaman zaman bir yolculuk boyutunda zaman zamansa yine beyinde dusunceler uzerinden akti. Akti akmasina da, bende pek akamadi. Bir cumle yazarin dis agrisindan bahsediyor, bir sonraki cumle sehrin sokaklarina geciyor, ardindan yalnizliktan dem vurup dorduncu cumlede yeniden konu bas agrisina baglaniyor. Takip etmekte gercekten zorlandim. Ikincisi, ki yine tamamen birinci ile ayni sebepten, cumlelerde de bir formul aradim durdum. Benim bildigim, cimleler sirasiyla ozne tumlec ve yuklemden olusur. Ama bu kitapda degil. Tamam arada devrik cumleler de olur ama bir paragraf, sadece birer kelimeden olusan cumleler vardi. Kitabin ozellikle ilk yarisinda tamamlanmamis cumleler, tamamlanmis cumlelerden cok cok daha fazlaydi. Zaten Saramago tarzinda nokta ve virgule disinda bir isaret kullanilmamis olmasi zorlastiriyordu okumayi. Son olarak da… Ne yazik ki yazarla aramla duygusal bir bag da kuramadim. O yuzden pek cok okurun incelemelerinde belirttigi “cok guzel tespitleri var, bana hayati sorgulatti” gibi bir durum bende olmadi. Bunun altinda yatan sebep ise yazarin inanilmaz karamsar olmasi. Gercekten okurken icim daraldi. Ya bir de, nasil desem, hayatta gercek problemleri olan milyonlarca insan varken cani biraz sikilmis ve kendisini Avrupa gezisine vermis bir insanin burjuva problemlerini okumak bana pek de samimi gelmedi. Yani nasil desem, yillardir Dante’nin evini, mezarini gormek icin bir Italya yapasim var ama is guc hayat kosusturmacasi yuzunden hala mumkun olmadi. Ote yandan yazarin haftalarca is guc dusunmeden sevdigi bir yazarin ayak izlerini takip edebilmesi mukemmel bir firsast ve harika bir yasam tarzi. Bir de nasil desem… ben bir kitabi okurken yazarin hayal gucunu, hayallerini, umutlarini paylasmak isterim. Hayatta o kadar can sikici olgu varken, ve ne yazik ki her haberlere bakinca bu kotu olgulara maruz kaliyorken, bir kacis noktasi olarak gordugum, guvenilir limanlarim olan kitaplarimda da fazladan defresif fikre maruz kalmayi istemiyorum.
Yaşamın Ucuna Yolculuk
8.1/10 · 9,3bin okunma
·
Sırala
Onu anlamak için gerekli olan tek şey benzer ruhlara sahip olmak. Evet biraz abartılı, evet gerçek yaşamla örtüşmeyen bir bulanıklık var cümlelerde ama bu sadece nerden baktığımızla ilgili. Belirli nedenler için bile onun kadar depresif takılamadığım böyle bir lükse sahip olmadığım şu günlerde bile, onun buhranları, nedensiz üzüntüleri zorlama gelmiyor çünkü biliyorum ki onun yaradılışı böyle karakteri bu. Her şeyi yalnızca içinden geldiği için, içinden geldiği gibi yaşamış ve yazmış... Samimiyetle söylüyorum sevdiğim şeyi sevmeyişinizi sevdim:) Hayattaki her şey için farklı göz, farklı bakış, farklı renk lazım. Bakışınıza sağlık:)
Sevdiğim şeyi sevmeyișinizi sevdim, ne kadar naif ve sevimli bir cümle. Bunu düşündürebildiysem ne mutlu bana. Teşekkür ederim :)
Kitabi sevemediğinizi bu kadar güzel anlattığınız için çok teşekkür ederim. Sevemediginize üzülsem de herkesin sevemeyecegi bir tarzda kitaplar yazdığını bildiğimden bir şey diyemem :)
Teşekkür ederim, sevenlerini kırmadan anlatmaya çalıştım, az da olsa basardiysam ne mutlu bana.
Kitabı okumadım ama kitap hakkındaki yorumunuz gerçekten ilgimi çekti.Yalnız değilsiniz bende bu tarz kitapları okurken daraldığımı hissediyorum.Kitap dediğin insanı olumlu yönde değiştirmeli ne gerek var kasmaya germeye :)
Suç ve cezayı da okumayalım ozaman ince memet falan ne gerı var hayat bayram olsa insanlar el ele tutuşsa tey tey tey...
Tezer özlü için aynı şeyi söyleyemem belki ama sizin gerçekten çok güzel tespitleriniz var :) “işte bu !” Dedim okurken; sonunda hislerimi anlatan biri :) kesinlikle söylediğiniz her şeye katılıyorum. Sözelci ve balık burcu (yani duygusallığı dibine kadar yaşayan :)) bir insan olarak tezer özlü’yü okurken içimden sık sık ‘ne kıyak dertleriniz var be !’ Dedim bana çok uzak bir yazar..
Yanıt görüntülenemiyor
Sizinle genel olarak aynı fikirdeyim fakat Tezer Özlü kitaba başlarken o çok etkilendiği yazar ile aynı gün doğduğuna çok şaşırdığını söyleyerek başlıyor ve 9 Eylül diyerek devam ediyor. Aynı duyguları aynı şekilde onun gibi yaşadım ve hatta aklımdan ama farklı seneler diye bir düşünce geçerken o da aynı noktaya değindi. Derin bir psikolojiye sahip olmak gerekiyor. onun karamsarlığına kapılmamak için kitabı yarım bırakmayı düşündüğüm an, 20 yaşında dediği sırada tekrar kendimi bulur gibi oldum ama bende sayısalcıyım anlamakta zorluk çekiyorum. Son olarak Berlin'den bahsetmesi ilgimi çekiyor. Asla Berlin hayranı olduğum için değil sadece 1 ay sonra bende Berlin'de olacağım inşallah yani bu kitap tamamıyla okunması gereken zamanı bulduğum nadide bir kitap. Ayrıca benimde diş ağrım çocukluğumu zindana çevirmişti. Bence herkesin kendisini bulduğu ve sorguladığı bazı kısımlar için bile okunabilir.
Yorum görüntülenemiyor
Yaşam ne olur ki kayar elimizden? Demir Özlü'nün Bir Beyoğlu Düşü'nde aradım boşuna. Bulamadım elbette. Ne anlatıydı ama. Olsun. Peki, ya Yaşamın Ucuna yolculuk? Bulamadım yine. Çocukluğun Soğuk Geceleri, yine yoktu. İp uçları var mıydı peki? Ben göremedim. Belki. Eski Bahçe peki? Billahi yoktu tek bir ip ucu bile. Hayatı anlamak çok zor. Kaldı ki, en kolayı hayat. Belki bizim için değil. Öykü okumalı okur. Öykülerde ne sırlar vardır kim bilir? Herkes göremez ama. Dikkatli, derin okumalı. İllaki ip uçları olur. Olurdu. Kaleminize sağlık.
Bende okurken bunları düşündüm cidden tutulduğu kadar beni sarmadı sanırım çok kişi bahsedildiği için okumuş.
O kadar haklısınız ki...
2
16 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42