İskoçlu yazar Robert Louis Stevenson tarafından 1878 yılında yazılmış bir kitap olan İntihar Kulübü, hayattan sıkılmışlara adanmıştır.
Viktorya dönemini (Sanayi devriminin yükselişi) İngiltere'sinde Filorizel, sıra dışı bir yolcluğa katılır. İsmini, amacını, işlevini bilmediği bir kulübe üye olur. Eski püskü ve yıkıntıların baş köşesi olan bir malikanede hayattan sıkılmış, bir beklentisi olmayan, bıkkın, toplumdan soyutlanan, yaşamın vermiş olduğu ağırlık altında, psikolojik baskı altında yaşayan kişiler kalmaktadır. Bu kişiler hayattan bıktığı ve intihar kulübünü kurdukları gibi hayatına son veremeyecek kadar korku duymaktadırlar.
Filorize, kulüp ile geçirdiği süre boyunca birçok korkunç şeyler görmüş, işitmiş ve yaşamıştır. Günler geçtikçe İntihar Kulübü'nün iç yüzünü berrak bir şekilde gözlemleyen Florize, işin korkunç boyutunu dehşetle izlemektedir.
Yine bir gün toplanan kulüb üyeleri, her akşam yapmış oldukları gibi bir kumar masası etrafında toplanıp, bir katil ve bir kurban seçerler. Yukarıda da belirttiğim gibi, İntihar Kulübü üyeleri hayatlarına son veremeyecek kadar 'cesaretten yoksun' kişilerdir. Bu süreç boyunca her geçen gün korkunun vermiş olduğu ürperti ile Florize, en sadık dostu olan Albay Geraldine ile konuşur. Albay Geraldine, çok zekice planlar hazırlayan ve bu ölümlere 'intihar' süsü veren kulüp başkanını cezalandırmak ister. Ama bunun için büyük bir kumar oynaması gerekmektedir...
Yazar Stevenson, İntihar Kulübü eserinde yapmış olduğu düşündürücü söylemleri güzeldi. Ne aşırıya kaçmış, ne de aşırılıktan uzak durmuştu. Bazı kitaplar vardır bilrisiniz, çok fazla aşırıya kaçar ve bu aşırılık ile okuyucuyu çekeceğini düşünür. Halbuki okuyucu bir süre sonra sıkılır, değişik bir şeyler tatmak ister, sürekli aynı şeyi yaşamaktan bıkkınlık duyar ve