·432 syf.····Okunma: 06 Ağustos 2018 00:44 Bardugo sevdiğim bir yazardı –geçmiş zaman ekine dikkat-. Bu yüzden de Sahte Krallıkta yaptığı ve kitabı mahveden o hatayı yaptığında görmezden gelmiştim ve seriyi/yazarı insanlara önermeye tam gaz devam etmiştim fakat yazarın yaptığı hataları bir yere kadar görmezden gelebilirim. Wonder Woman: Savaşgetiren tam anlamıyla bir faciaydı; olayların bir düzeni yoktu, karakterlerin kafası karmakarışıktı, Diana hiç de Diana gibi değildi ve en en önemlisi yazar kendini çok fazla salıvermiş ve kitabı/karakteri umursamıyormuş gibiydi. Bu kitaba bir çok açıdan baktım –hem mecaz hem de gerçek anlamda-. Hepsinde de tek bir sonuca vardım: bu kötü bir kitap. Bu yazıda da Savaşgetiren’in neden bu kadar kötü olduğunu düşündüğümü ve yazarı hatalarını masaya yatıracağız...
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 1: Serinin adı DC İkonlar serisi ve kitabın adında da kocaman harflerle Wonder Woman yazıyor. Ee haliyle ben de kitabın ana karakterinin Diana olduğunu düşünmüştüm fakat –yine- yanılmışım çünkü kitabın ana karakteri Alia’ydı. Sanırım bu “Çizgi roman karakterlerine roman yazalım, yehuu!” adlı projenin genel sorunu fakat bu kitapta Diana’nın bakış açısından okuduğumuz ve kitabın Diana’ya odaklandığı yerler o kadar az ki… Evet, bu Savaşgetiren’i kötü bir kitap yapmaz fakat bu onu kötü bir Wonder Woman kitabı yapar.
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 2: Kitapta Leigh’in yansıttığı Diana’nın çizgi romandakiyle uzaktan yakından alakası yok. Bardugo’nun Diana’sı beni öyle büyük bir hayal kırıklığına uğrattı ki bunu ifade etmeye bile zorlanıyorum.
Leigh Bardugo, kendisinin sıkı bir Wonder Woman hayranı olduğunu iddia ediyor ama görünen o ki bu sadece bir iddia çünkü gerçek bir Wonder Woman hayranı onu nasıl böylesine küçük düşürür aklım almıyor!
(Benden kısa bir not; Ursula ablamızın da dediği gibi yazının bu kısmı, feminist olmak ve kadın olmak arasında ayrım yapabilenleri rahatsız edecektir.
Ayrıca yazının devamında an an sinir krizleri geçiriyorum aman dikkat.)
Diana’yı seven biri onun gibi bir kadını nasıl böylesine çirkin, zavallıca ve itici bir ataerkil düşünceyle yansıtabilir?
Aslında kitap boyunca bir nevi Jason ve onun isteklerini okuyoruz; yok neymiş efendim, Jason önce baloya gidilmesini istiyormuş bu yüzden önce baloya gidilecekmiş, neymiş Jason bir soru sorduğunda ona cevap verilecekmiş, Jason bir şey istediğinde yapılacakmış çünkü Jason en iyisini bilirmiş… Çok pardon da bu sünepe Jason Keralis, Tanrıların Tanrısı Zeus ve Amazonların Kraliçesi Hippolyta’nın biricik kızı Amazon Prensesi Themyscira’lı Diana’nın yanında kim? Koskoca Wonder Woman neden bu ezik insandan “emir” alıyor. Hele hele söz konusu dediğim dedik Jason gibi bir erkekse Diana’nın ona haddini bildirmesi gerekmez mi? Her şeyi geçtim bu kadın görevi için her şeyi yapabilecek bir kadınken, “ama Alia üzülmesin abisi ne derse onu yapayım” tavırları neden?
Benim bildiğim Wonder Woman, o hadsiz Jason’a daha Keralis Penthouse’a gittiği anda yumruğu geçirir, onu tek kelime bile söylediğine pişman ederdi.
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 3: Kitabın sonlarına doğru –asıl olay başlamadan hemen önce- Diana kitaptaki diğer karakterlerden birinin ona yalan söylediğini fark ediyor ve gerçekleri öğrenmek için de Doğruluk Kementi’ni kullanıyor. Ne kadar mantıklı değil mi? Kitaptaki diğer karakterlere göre bu hiç doğru bir hareket değilmiş çünkü Diana böyle bir şeyi nasıl yapabilirmiş, bu onun ne haddineymiş… Olaya bakar mısınız? Ve en en en sinir olduğum şey Diana kemendi kullandıktan hemen sonra suçluluk duygusu hissediyor ve “keşke yapmasaydım, gidip hemen özür dilemeliyim” moduna giriyor. Neden, gerçekten yani Leigh neden böyle bir şey yaptın. Anladık Diana’yı tanımıyorsun da neden işleri daha da batırmak gibi bir karar aldın ki…
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 4: Bu ezik karakterler Diana’ya Doğruluk Kementi’ni kullandığı için kızdıktan üç cümle sonra ne oluyor biliyor musunuz, bu kementle doğruluk mu cesaret mi oynamaya karar veriyorlar… Yani, ne? Bu neyin kafası? Ben hayatımda bu kadar küçük düşürücü bir şey daha okumadım. Bu kadın bu kitabı nasıl yazmışı geçtim yani kimse mi basarken bu olayın saçmalığını görmedi ve kitabı okuyanlar bu olaya rağmen Savaşgetiren’i nasıl sevebildi anlamıyorum ve asla da anlamayacağım. Bu konu hakkında o kadar çok sinirliyim ki, bu konudan bahsederken asla düzgün düşünemiyorum. Kitabı beğenenleri –özellikle bu kısmı beğenenleri- esefle kınıyorum, gerçekten. Bu olay tahammül edilemez derecede bir vizyonsuzluğun ürünüdür –aynı makyaj çantası gibi- ve bu kitabı beğenenler de bu vizyonsuzluğa alet olmuştur. Bu konuyla ilgili de söyleyecek başka hiçbir şeyim yok.
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 5: Hani kitabı okurken bazen “Bu karakterler olaylara ne kadar çabuk adapte oldu. Sanırsın sürekli başlarına gelen bir şey.” diyoruz ya, mesela bunu Savaşgetiren’de söyleyemiyoruz çünkü Leigh, gençler üzerinde güzel bir karakter analizi yapmış. Sorun bu değil, sorunun: yazarın bunu biraz fazla iyi yapmış olması. Kitabın başında karakterlerin olayları kabullenememeleri ve olaylar karşısındaki saçma sapan tavırları eğlenceliydi fakat bir süre sonra, işin cılkı çıktı. Kitabın bitmesine son on sayfa kala, karakterler olayların daha yeni farkına varıyor. Ee haliyle de benim aklıma şu soru geliyor: Bu karakterler kitap boyunca sızlanmaktan başka ne yaptılar, ne faydaları oldu kitaba? Kitaba bir katkı sağlamadıkları gibi bir de kitabı batırdılar… Nim, Theo ve Jason olmasa Wonder Woman: Savaşgetiren çok daha iyi bir kitap olabilirdi.
¤Wonder Woman neden kötü bir kitap 6: Kitabın kapağında yazdığına göre bu kitabı Leigh Bardugo yazmış ama gelin görün ki kitabı okurken hiç öyle hissettirmedi. Tamam, Grisha serisi harikulade bir kitap olmayabilir ama Kargalar Meclisi öyle bir kitap ve Leigh potansiyeli çok yüksek bir yazar-dı. Savaşgetiren’den bir Kargalar Meclisi beklemiyordum ama ahım şahım bir Leigh Bardugo bekliyordum. Bu kitapta neden bu kadar salıverdiğini anlamadım. Bir insan kendine ve kariyerine neden bunu yapar?
Sizi bilmiyorum ama bazı yazarların kitaplarını konularına bile bakmadan aldığım oluyor. Leigh’de bu yazarlardan biriydi çünkü kadının yazım dilini ve kitabı yazarken ki mantığını az çok biliyorum – bu kitaptan sonra bilmediğim çok açık- ve yazacağı kitapların da aşırı kötü kitaplar olmayacağından emindim, ta ki bugüne kadar. Gerçekten bu kitabı neden bu şekilde yazmayı seçtiğini aklım almıyor. Üzüntümü ifade edecek kelime bulamıyorum.
Sonuç olarak Savaşgetiren’ın son on sayfasındaki Diana’nın söylediği bir cümle hariç kitabı beğenmedim. Eğer biri bana gelip “Bu kitabı beğenmeyeceksin. “ deseydi asla ve asla inanmazdım ama işte buradayız, şu ana kadar yazılmış en kötü Wonder Woman hikayesinin yorumunda…