1/10
·160 syf.·
Yazar olmak zor iş. Kitap satabilmek daha zor iş. Fakat bu denklemde Kitap satabiliyorsanız yazar olup olmamanız çok önemli değil. Nice yazarlar var ilk kitabından sonra yazarlığı bırakan. Nice yazar olduğunu sanıp yazar olmayanlar var patlamış mısır gibi her altı ayda bir kitap yazıp çıkartan. Kitap çelişkilerle dolu. Aşık bir adamın ruh hali böyleyse zaten yandı tüm kadınlar. Kitaptan bir şeyler bekliyorsun ama yok. Okuma alışkanlığı kazandırmaz. Kitabı bir fuarda gördüm. Üç beş sayfa okudum ve almamaya karar verdim. Almayın derim ben. Çok kötü.
Yine de SevdikMiraç Çağrı Aktaş · Olimpos Yayınları · 20184,498 okunma
··
58 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Günümüz insanının bozuk Türkçe'sini aktarmanın gerçekliği artıracağını düşündüm. 90 lı yıllarda konuşulan Türkçe ile bugün konuşulan Türkçe arasında dahi dağlar var; ek olarak klasik eserlerdeki dile alıştığımız ve bir eserin edebi değerinin o tarz bir dile sahip olmanın öncelikli kuralı olduğu algısını zihnimizde taşıdığımız için, "Ya he he" diyalogu bizi irite ediyor. Birçok kişi betimlemeyi yetersiz bulduğunu söyledi. Bunun da yine bahsettiğim alışkanlıkla ilgisi olduğunu düşünüyorum. Günümüzde, günümüz Türk insanını zengin bir bakışla tahlil eden, güncel olayları ve bunların devre etkisini iyi anlatan bir eser olmadığını düşünüyorum. Betimleme konusunda kasten böyle davrandım. Fark ettiyseniz bazı yeni teknikler denedim; dehşete kapıldı demek yerine düşünce dünyasını öğrendiğimiz tırnak içindeki yere "!#####!" yapmak gibi. Bunun dışındaki üç teknik şöyle: 1) Bana has tasvirlerin etkisi artsın diye onlardan önce klişe tasvirlere büyük yer verdim. 2) Bazen anlatıcıyı dar görüşlüymüş gibi gösterdim. Böylelikle okur romanı doğru yorumlayabilmek için yalnızca kendine güvenmek zorunda kalacaktı. 3) Roman, Vitas'ın Opera 2 şarkısını andırmalıydı. Bu şarkının başında az enstrüman kullanılıyor ama sade ve gizemli bir hava var (Az tasvir ile gizemli olay örgüsü). Vitas'ın birdenbire attığı o yürekten çığlık ise romanın öz anlamını bir nevi gün yüzüne çıkaran son sayfalar. Amacıma ulaştım mı bilmiyorum, eleştiriniz için çok teşekkür ederim. :)
Merhaba. Baştan bu yazınızla ilgisi olmayan bir yorum yazdığım için özür dilerim. Mesaj atamadığım için buraya yazıyorum. İncelemelerinizi çok beğeniyorum; öz ve açık. Müsait olduğunuz bir vakit 30 sayfalık "Devrim" isimli hikayemi okuyup eleştirirseniz çok sevinirim. Link: m.yollayap.com/bbtc/1557404644... Her halükarda teşekküler, hayırlı ramazanlar.
Kış Güneşi
Gönderi Sahibi
Merhaba. Aşırı diyalog var. Diyalog yazmak zor iş bence. hikayeye kendini kaptıramıyorsun. Diyaloglar yerine hikayeyi anlatmak daha iyi olurdu diye düşündüm. Güzel ama ilginç. Piyasadaki çoğu kitaptan da iyi. Okutuyor kendini.