Puan vermedi·395 syf.··Beğendi
···Okunma: 05 Eylül 2018 16:21 Yalnızız. Bugünlerde her şeyi, her şeyi paylaşsak da pek çoğumuz, yalnızız.
Madde ve manayı ölçülü bir şekilde sentezleyememek, toplumumuzun son yüzyıldaki rahatsızlığı değil mi? Peyami Safa kitabında bu ikilinin uzlaşma çabasını çok yönlü bir şekilde anlatırken bol bol düşündürüyor. Toplumumuzda artan batı hayranlığı, batının gördüğümüz kadarıyla şatafatlı ve ışıltılı hayatının çekiciliğine karşın kendimiz gibi hissettiğimiz evimizin bize çağrısı, bunların arasında kalma, kitapta ayrıntılı bir şekilde işlenmiş.
-
Karakterler üzerinden gidersek,
Samim: Anlamı temsil eden, başkarakter.
Besim, Feriha: Maddeyi temsil eden karakterler.
Meral: Madde ve mana arasında bocalayan karakter.
Samim’e göre insanın temelde iki adet benliği var. Birinci ve ikinci ben şeklinde adlandırmış bunları.
Birinci ben, öz ve anlam arayan, ihtiraslardan azade bendir. Ruh öne çıkmıştır. İkinci ben ise zevk düşkünü ve hırslarının emrinde bendir. Burada madde öne çıkar.
İşte insan bu benlerin birleşiminden oluşur. Bu benler son yıllarda sıkça görüldüğü üzere uzlaşamazsa, bunalımlar, sanki boşlukta asılı kalma gibi bir durum oluşur, kitaptaki haliyle, yalnızlık.
-
Günümüzde ikinci ben birinci beni alt etmiş ve her yerde. Her yıl değiştirdiğimiz telefonlarda, hep daha iyisini istediğimiz arabalarda, yuva diyemediğimiz evlerde… Kendimizi bunlardan kurtarıp, kısa süreliğine de olsa ruhumuzu serbest bırakamıyoruz. Ruhlardan çok nesnelere duygusal bağ kuruyoruz. Ardından bir yorgunluk bastırıyor ve bu yorgunluktan göz kapaklarımızı kaldırıp önümüzdeki minik mutlulukları göremiyoruz. Yazık bize.
-
Kitabın özelliklerine gelirsek, ruh tahlilleri çok iyiydi. Peyami Safa o ruh bunalımlarını o kadar iyi anlatmış ki karakterler kadar okuyucu da hissediyor. Bir maddi taraf ağır basıyor, arkadan manevi taraf...
Meral üzerinde galip tarafın olup olmayacağı büyük merak konusuydu ve finale kadar sürdü.Özellikle son sayfalarda, bence beklenmedik bir şekilde, artan heyecan kitabın tadına tat katmıştı. Ayrıca, söylemeden geçemeyeceğim, Samim’in olaylardan çıkarımlarını okurken bazen dedim ki acaba bu konuşan Sherlock Holmes mu? :)) Küçükken içinde Holmes’un geçtiği, Peyami Safa' nın birkaç kitabını okuduğum aklıma geldi şimdi.
Ben bu kitabı beğeniyle okudum. Okunmasını gerektiğini düşünüyor ve çokça tavsiye ediyorum. İyi okumalar : )