·688 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Eylül 2018 09:59 Dostoyevski’ nin ilk büyük romanı olan Suç ve Ceza’nın içeriği, konusu, anlatımı, psikolojik detayları beni derinden etkiledi. Bir romanın hem yalın hem de etkileyici olması zorken, Dostoyevski bunu başarmıştı. Anlatımı sıkıcı değil fakat zaman zaman romanda kopmalar da yaşadığım oldu. Bu, romanın konusundan kopup ana karakterin psikolojisini fazlasıyla hissetmemden kaynaklıydı belki de. Tasvirler çok iyi ve fazlasıyla mevcuttu. Bu tasvirler romanın içinde adeta yolculuk yaptırıyordu. Romanda kişi sayısının çok olmaması ve kitabın tatmin edici bir şekilde kalın olması ayrıca anlatımın yoğun olması bana karakterleri daha çok yaşama ve düşünme fırsatı tanıdı. Özelikle Raskolnikov karakterine adeta can vermişti ki bunu hissettirdi. Raskolnikov’ un yaşadığı tüm acıları, tüm hayal kırıklıklarını, nasıl insanlıktan çıktığını hayal edebildim. Kitabın sonunda yazar bize açıkça mesaj vermiştir. İnsan sadece hayattan umudu varsa yaşamak isteyecektir ve hayata sıkı sıkı bağlanacaktır. 7 yıl beklemek 7 gün gibi gelecektir, çünkü hayata bağlanma amacı vardır, umudu vardır. Ahh Sonia her şeye rağmen sabreden, bekleyen temiz kalpli Sonia...
Yazar bu kitabı Sibirya’ da cezaevinden döndükten sonra yazmıştır. Sibirya.. Raskolnikov’ un yattığı yer..