Gönderi

Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2018 29. kitabı
Herkesin; duygusal bir boşluğa düştüğü, hayatının gün geçtikçe anlamsızlaştığını fark ettiği ve artık ne olursa olsun bu durumdan çıkamayacakmış gibi hissettiği zamanları olmuştur. Umut tükenir, kalp ve ruh sonsuz bir karanlığa gömülür. Yalnızlık ve çaresizlik, adeta bir sarmaşığın duvarı kapladığı gibi yüreğinizi sarar; çabaladıkça bir bataklıktaymışçasına daha da dibe battığınızı hissedersiniz. Kısaca yaşıyormuş gibi hissetmezsiniz. İşte kitabımızın ana karakteri Baron Friedrich Michael von R. da kendini böyle bir boşlukta buluyor ama dışarıdan bakıldığında mutsuz olmaması için hiçbir nedeni yok gibi: Viyana’nın üst sınıflarından, ömrünü zenginlik ve bolluk içinde geçiriyor ve istediği hemen hemen her şeye sahip olabiliyor. Karakterimizin hayatının bu akışı sıradan bir günde birbirinden farklı olaylarla değişiyor. Kitabı okurken aklıma Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi geldi. Maslow’un oluşturduğu bu hiyerarşiye göre alt düzeydeki ihtiyaçlar karşılanmadan üst düzeydeki ihtiyacın karşılanması anlamsızdır ve her yeni ihtiyacın giderilmesi yeni bir ihtiyacı da beraberinde getirir ama yeni bir ihtiyacın ortaya çıkması için öncekinin tamamen giderilmiş olmasına gerek yoktur. Bu ihtiyaçlar hiyerarşisinde en üst düzeydeki ihtiyaçlar, kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarıdır ve kitaptaki karakterimiz de kendini bir şekilde tatmin etme, gerçekleştirme çabası içindeydi ve buna adım adım ulaşıyordu. Üstelik bu kitap Maslow’un kuramından -1943- çok önce, 1922’de yazıldı ve bence bu bile Stefan Zweig’a, onun kitaplarındaki derin psikolojik analizlere hayran olmak için yeterli bir sebep. Her bir satırını, her bir sayfasını yüreğimde hissettiğim bir kitabı okumayalı uzun bir süre olmuştu ve sizlere de tavsiye ederim. Mutlu haftalar dilerim. :)
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,6bin okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.