Teşekkürler Cioran, beni yeni karanlık bir yola ittiğin için c:
Oldum olası melankolik biri oldum. O iç ezilmesini gittiğim her yerde kalbimde, üç gün boyunca da çantamda taşıdım. Kitabı bitirir bitirmez inceleme yazmak da ne kadar doğru bilemiyorum çünkü etkisi beni ne kadar uzaklara taşır kestiremiyorum.
Yazar birçok konuda benim düşünmeye çalıştığım ama 17 yaşında olduğum (ve tabi ki Cioran olmadığım) için kelime düzlemine aktaramadığım fikirlere sahip. Hatta bazı kısımları okurken hafif ürktüm acaba biri kalbimi söküp içindekileri dökmeyi mi başardı diye.
Özellikle müzik hakkındaki aforizmaları o kadar iyi ki, sadece o bölüm için bile okunabilir. Beethoven’ın müziği üzerine olan düşüncelerimiz bile aynı Cioran’la. BU NASIL MÜMKÜN OLABİLİR?
Kitap aforizmalardan oluştuğu için BENCE Cioran’la tanışmak için kötü bir tercih değildi. Genelde felsefe-düşünce-deneme kitaplarında takip edilmesi gereken bir düşünce sistemi olduğu için başta okuyucuyu zorlayabiliyorlar.
Burukluk’un (ya da Cioran’ın tüm kitaplarının ?) “tehlikeli” olarak nitelendirilebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayakların zemine sağlam basmadığı bir dönemde okumak insanı alaşağı edebilir.
Son olarak bu alıntıyı incelememde bulundurmak zorundaydım:
Hüzün: hiçbir mutsuzluğun doyuramadığı bir iştah. (#34474972)
BuruklukEmil Michel Cioran · Metis Yayıncılık · 20243,342 okunma