Mantıku't Tayr ve Tarkovski'nin Stalker Filmi (Spoiler İçerir)
Kitabı ilk kez Tarkovsk'nin 'Stalker' -İz Sürücü' filmini izledikten sonra tanımıştım.Filmde 3 adamın pek bilinmeyen ,gidilip de geri dönenin pek olmadığı bir bölgeyi ziyaret etmek için çıktıkları bir yolculuk boyunca başlarından geçen hikaye anlatılır.Filmde geçen bu üç kişi; Stalker,Bilim Adamı ve Yazardır.Filmde geçen Stalker, diğer iki kişiye yani Bilim Adamı ve Yazarı 'Bölge'ye ulaştırmada onlara yardım eden bir rehberdir.Bölge’ye ulaştıktan sonra Oda’ya yolculuk en kısa yoldan değil, Stalker’in gösterdiği dolambaçlı yollardan olur. Düz ve en kısa görünen yol en doğru ve tehlikesiz olan yol değildir. Çeşitli zorluklardan geçildikten sonra Oda’nın önüne kadar gelinir. Ama Yazar ve Profesör odaya girme cesaretlerini kendilerinde bulamazlar. Çünkü Oda’da en derin, acılardan büyüyen en büyük istekler (söylenen istek değil) gerçek olmaktadır. Oda’nın hemen önünde hepsinin ahlâki zaafları ortaya çıkar. Profesör, Oda’yı, kötü niyetliler girmesin diye yok etmek üzere gelmiştir. Yazar ise kendisiyle yüzleşme, en derin acılarıyla yüzleşme cesaretinde değildir. Burada da tasavvufî bir analoji kurulabilir. Hüdhüd ve kuşların geçtiği zorluklarla dolu vadilerin benzerlerinden Stalker’ın yol göstermesi ile geçen bu iki kişi, en önemli yerde takılıp kalmıştır. Çünkü, geçtikleri vadilerin onlardan istediğini gerçekleştirememişlerdir. Ne inançları, ne kendilerine güvenleri, ne ahlakları buna yetmemiştir. Fena’ya erecekleri ve huzur bulacakları yerin bir adım ötesinde bulundukları halde imanları olmadığı için içeri girmeye cesaret edememişlerdir. [1]
Büyük mutasavvıf Feridüddin Attar’ın Mantık-ut Tayr adlı eserinde, kuşlar, padişahları “Simurg”u bulmak üzere yola çıkmak isterler. Onlara en bilge kuş olan “Hüdhüd” önderlik edecektir. Kuşların tek tek gelip kendilerine dair konuşmalarından ve bunlardan çeşitli özelliklerin tasavvufî tahlilinin yapılmasından sonra kuşlar Hüdhüd’e başka sorular yöneltirler. Cevaplardan sonra kuşlar yola düşmek isterler öncelikle Hüdhüd onlara açıklayıcı bir konuşma yapar. Fakat bu konuşmanın ardından bahane getirmeye başlarlar. Hüdhüd tek tek bahaneleri cevaplar. Bahanelerin sonunda bir kuşun yolu anlatmasını istemesi üzerine Hüdhüd Simurg’a ulaşmak için gidilecek yolu anlatır; aşılması gerekilen yedi vadi vardır, hepsi de çetindir. Vadilerin adları sırasıyla: Talep, Aşk, Marifet, İstiğna (ihtiyaçsızlık), Tevhid, Hayret, son olarak da Fakr ve Fena‘dır. Hüdhüd bu vadilerin her birini anlatır, daha sonra etkilenen kuşlar yola koyulurlar. Binlerce kuş olarak çıktıkları yoldan sadece otuzu Simurg’un dergâhına varabilir. Sonunda Simurg’u gördüklerinde ise Simurg’un kendileri olduğunu fark ederler; dergâh aslında bir aynadan ibarettir.[2]
SİMURG (Si-Murg-30 Kuş) kökeni Fars mitolojisine dayanır.Fars,Ortadoğu,Türk ve Batı mitelojisinde de farklı isimlerde anılmıştır.
Sufi Ferîdüddîn-i Attâr bu kuştan kendini aramanın sembolü olarak söz eder. Batı’da Feniks, İran geleneğinde Simurg, Orta doğu geleneğinde Anka kuşu, Türk geleneğinde Kerkes adını alan bu efsanevi kuşların ortak bir özelliği ölümsüzlüktür. Ayrıca bu kuşlarla ile ilgili anlatımlarda genellikle bir yanma motifi bulunur.[3]
Filmi izleyip hayran kaldıktan sonra yorumlarda geçen Mantıku't Tayr kitabını listeme ekleyim ''kesin okumalıyım dedim''.Kitabı okuduktan sonra Tarkovsk'nin bu kitaptan etkilenip Sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi 3 filminden birini yaptığını düşündüm.
Kitaba değinmeden önce filme çokça değinmiş olabilirim.Bazı eserler birçok kez filme çevirilmiştir,hepsinin tadı farklıdır belki.Fakat bu filmi izlememiş birisi ''iyi bir film izleyicisiyim'' diyorsa bence kendine yalan söylüyordur.Keşke filmi izlemeden önce bu kitap denk gelmiş olsaydım diyorum kendi kendime,ama olsun nihayetinde ikisini de icra ettim,iyiki de etmişim ;)
Eseri Kaknüs yayınlarından okudum.'Kaknüs'ün de Mitelojide Hindistan'da yaşadığına inanılan öleceği zaman odun parçaları taşıyıp kanatlarını çırparak kendini yakması ile yeniden bir 'Kaknüs ' kuşu yaratması (Tıpkı Simurg-Anka kuşu gibi) olarak biline bir kuş olması ayrı bi raslantı olmuş.
''Bildiğin ne olursa olsun,gördüğün şey gerçekte gördüğün değildir.Söylediğin ve işittiğin sözler de ondan farklı bir şeydir.[Sayfa 295]
Kaynakça;
[1]:derindusunce.org/2008/11/22/tark...
[2]:derindusunce.org/2008/11/22/tark...
[3]:wikizero.pro/index.php?q=aHR...
Mantıku't-TayrFerîdüddin Attâr · Sufi Kitap Yayınları · 20256,4bin okunma