·168 syf.····Okunma: 05 Ekim 2018 21:54 Bir çocuk biliyorum, babası eve her akşam içkili gelirdi. Büyük bir gürültü ile eve girer, eğer sinirli ise hıncını eşyalardan çıkarır, kırıp dökerdi. Yok eğer keyifli ise yatmış da olsalar çocukları kaldırır ve sarhoş muhabbeti yapardı. Bazı zamanlar annenizi mi daha çok seviyorsunuz yoksa babanızı mı diye sorar şaş kaza annemi diyen çocuk valizini toplardı ki sabaha annesiyle dedesinin evine gideceklerdi. Çocuğun küçücük yüreği bütün bunları anlayamaz çok üzülür ve yatağına yatabildiği zaman sessizce ağlar, dualar eder, güzel şeylerin hayalini kurarak uykuya dalardı.
Çocuğun babası neyin acizliğini yaşıyor ve bunu içkiyle gidermeye çalışıyordu bilinmez çünkü becerikliliği tüm köye yayılmış severek evlendiği şehirli bir karısı ve çocukları da vardı. Kitaptaki Orozkul gibi çocuğu olmuyor da değildi. Karısını kıskançlığından komşuya bile göndermezdi. Herşeye katlanan sabırlı bir kadındı eşi.
Çocuğun tek dayanma gücü, tüm kainatı yaratan, her an herşeyi gören, herşeyi işiten, aklından geçenleri bile bilen, ol dedikleri anında olan ölümsüz tanrısı Allah (c.c) idi. Elbet bir gün dualarına cevap verecek herşey düzelecekti. Çünkü ölümsüzlük umudu da baki kılar...
Ya çocuk efsanevi bir karaktere inansaydı. Mesela ey Boynuzlu Maral Ana diye dua etseydi. Ve bu ölümlü maral bir gün yardım edeceği insanlar tarafından öldürülse, çocuğun hâli, umutları nice olurdu? Dünyanın kötülüklerine katlanma gücü ne olurdu?
Sanırım hep hayal ettiği gibi pelerinini takar ve bir çatıdan süperman olarak göklere süzülürdü...
-------------
Biliyorum bu bir inceleme değil sadece benim yorumum, bana hissettirdiklerinden bir miktar...
Kitap çok güzel, Aytmatov okumaya geç bile kalmışım.
Keyifli okumalar...