Puan vermedi·175 syf.····Okunma: 07 Ekim 2018 18:43 Asıl isminin birebir çevirisi “Zavallı, Yoksul İnsanlar” olan kitabı yirmi üç yaşında yazmış olması hayret vericidir benim için. Son dönemlerde her ne kadar genç yaşında yazarlarımızın ortaya çıkmış olsa da yazdıkları şeylerin edebi yönü veya verdikleri mesaj ortada. Oysa Dostoyevski’nin bu yaşında böyle bir eser çıkarmış olması farkı ortaya koymaktadır. Zaten onun ilk kitabı İnsancıklar’ı okuyan yayımcı Nekrasov’un okur okumaz kapısına dayanıp “Yeni Gogol doğdu” demesi etkilendiğinin açık bir göstergesi olmuştur. Dostoyevski geçimini çeviri ile sağlıyor dolayısıyla yoksulluk içinde yaşıyor olması bir yaşlı gibi düşündürmüştür onu.
Kitabın içeriğine gelirsek yoksul bir devlet memuru olan, Makar Alekseyeviç ile akrabası olan Varvara Alekseyevna arasındaki ilişkileri konu alan mektuplar üzerinden insanların zavallı halleri anlatılmaktadır. Devushkin iyi kalpli, yalnız ve yaşlı bir adamdır. Kitap boyunca yoksulluk içinde yaşamasına rağmen sevdiği insan için elinden geleni yapar,arada hediyeler alır. Hatta çoğu zaman insanların önünde küçük duruma düşer.
Varvara’nın da durumu farklı değildir .Özellikle trajik hayat hikayesini ve Pekrovski ile yaşadığı duygular, bulunduğu durumu anlamak için yeterlidir.Genç yaşında babasını, Pekrovski’yi ve annesini kaybetmiştir.
Devushkin’nin Varvaraya yazarken, ziyaretine giderken veya zevkleri için para harcarken diğer insanların gözünde küçük düşmesini önemsemesi başkası ne der kaygımızın yeni olmadığını ve hala devam ettiğinin göstergesidir.
Kitabın sade,akıcı ve anlaşılır dili sayesinde anlatılan yoksulluğu birebir yaşıyorsunuz. Karakterlerin maddi nedenlerden dolayı yaşadıkları zavallı durumları okudukça halimize şükredip onlara hepimiz acıdık. Aynı durumların modern halini yaşadığımız halde neden acıdık peki? Yoksa öyle olmadığımızı mı düşünüyoruz?