Gönderi

8/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2018 297. kitabı
Her kitabında kendinden mutlaka bahsettiğim ve bahsetmekten kolay kolay vazgeçmeyeceğim, çok fazla okunmayan yalnızca ismen bilinen bir yazarın ölümünden bahsedeceğim bugünde. Onun Felsefe olarak ne kadar bağlı bir yaşam sürdüğünü ölümünde göreceğiz. 19 Şubat 1784 yılında kan kusacak kadar hasta halde yatağa düşer. Ciğerlerine su dolmuş, vücuduna inme inmiş ve bu berbat durum karşısında papaz son kez olsun onun peşine koşar. Tek derdi Hristiyan olarak ölmesine sebep olmaktır. Papaz’ın tek isteği de şimdiye kadar yazdıklarının yanlış ve yalan olduğunu söylemesidir. O gene efsane cevaplarından birini verir. -Belki, papaz efendi, ama böyle bir şey yaparsam, hayasızca yalan söylemiş olurum. Kızı Mme de Vendeul son olarak ölmeden bir gün evvel konuşurken felsefeye hangi yoldan ulaşılacağı konusuna geldiğinde babasının şöyle dediğini de nakleder. “Felsefeye gitmek için ilk adım imansızlıktır.” Ertesi sabah 31 Haziran 1784 yılında da doktoruyla konuşur. Yemeğe gelindiğinde de seslenirler, onu da çağırırlar ama ses gelmez. Diderot, ölmüştür! Kitaba geldiğimizde ise şu konuşma sahnelerine tanık oluruz. D’alembert ve Diderot. Varlık tartışmasıyla başlar sohbetleri. Bunun güzelliği nerede mi? Şu meşhur Darwincik ortaya çıkmadan tam 1 asır yani 100 yıl evvelden Fransa’da bir adam çıkıyor ve Transformizm yani bilinen adıyla Dönüşümcülük üzerine konuşup fikirler veriyor. Aman canıııım, meşhur olan, işin kaymağını yiyen Darwin oldu nasılsa!!! Bu konuşmalardan sonra D’almbert’in Rüyası adında bir bölüm var. Burada olaya Matmazel de L’espinasse ve doktor Bordeu da dahil oluyor tabi. Mevzu varlıkların başlangıcı ile alakalı olmaya devam ediyor. Kitabın uzunca hatta uzuuuunca bir bölümünden sonra Diderot tekrar sahnelere kavuşuyor ve Abbe Barthe Lemy ile arasında geçen konuşma ile yeni bir bölüm başlıyor. Güzel ve bir o kadar mantıkla atak yapılan ve dönem okurlarıyla beraber yaşayanların da inanışları ve yaşadıklarını değiştirme çabalarında bir kitap. Özellikle Darwin üzerinden tam 100 yıl evvel yapılan çalışmalarıyla benim gözümde değeri yükselen bir eser oldu ve böylece geceyi sonlandırıyoruz. Yarın pazartesi olduğundan son kez mutlu hafta sonları dileyerek veda edeceğim. Kendinize iyi bakın. Keyifli okumalar..
KonuşmalarDenis Diderot · Milli Eğitim Basımevi · 1946526 okunma
··
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.