Jurnal’i okurken zaman zaman beynimin karıncalandığını ve kanımdaki adrenalin seviyesinin hızla yükseldiğini söylemem gerekiyor.
38 yaşında gözlerini kaybeden babasının, henüz 8 yaşındayken “gözü” olan ve bunu 32 yıl sürdüren kızı Ümit Meriç bile, benimle bu konuda aynı duyguları paylaşıyorsa -Jurnal’in nasıl bir eser olduğu konusunda- varın gerisini siz düşünün:
“(Jurnal) Tashihleri için bana da geliyordu. Fakültedeki odamda okurken, böyle kendime hâkim olamayıp zaman zaman ‘Aaa!’ deyip elimle ağzımı kapattığımı, ‘Eyvah!’ deyip iki yanağıma elimle vurduğumu da hatırlıyorum. Ama Jurnaller çıktı.” (Prof. Dr. Ümit Meriç)
kitablogum.com/turk-edebiyati/...