10/10
·413 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
Yazarı henüz yeni okuyup bu kitabıyla tanımış oldum. Kitabı okurken nerdeyse %99unda hep başkahraman Yedigey'in geçmiş anılarından bahsedip, geçmiş hikayeleri anlatıp duruyordu. Bazı yerlerde ise olaydan tamamen bağımsız gibi görünen bir uzay üssünden, uzaya gönderilen iki astronotun hikayesinden bahsedip dünyadan kopuk bir yaşamı ele alıyordu kitap. Dedim ne zaman başkahraman Yedigey'in o anına, o canyoldaşı Kazangap'ın cenazesini taşıma sahnesine dönecek diye sabırsızlanıp durdum. Biraz sıkılmıştım yani hep geçmişi ve uzay üssü hikayesini bahsetmesinden. Kitabın son 20-30 sayfasında o beklediğim sahnelere dönebilmişti nihayet. Bu son sayfalar öylesine etkileyici, anlatılanları öylesine birbirine bağlayıcıydı ki işte yazarın gücü, derin zekası dedim kendi kendime. Son sayfalarda Sovyet yatılı okullarında okumuş, ukala, manevi değerlere inanmayan Kazangap'ın oğlu Sabitcan'ın Yedigey'e söylediği şu söz kitabın özeti gibiydi: "Eski masallara fazla kapılmışsın sen Yedike. Adamlar burada dünya çapında uzay işleriyle uğraşıyorlar, sen de tutturmuş, ‘Ana Beyit’imiz! Ana beyitimiz!' diyorsun. Kim dinler seni?’’ Bir yanda manevi değerlerine bağlı, dünyası için canla başla çalışıp erdemli bir hayat yaşamaya çalışan Yedigey, bir yandan da aslında insanın ne kadar aciz, uzaydan bakınca ne kadar küçük, değersiz bir varlık olduğunu anlatan uzay üssü hikayeleri. Muhteşem bir kurgu, muhteşem bir son. İnsanoğluna kendini sorgulamasını öğreten müthiş bir kitap.
Gün Olur Asra BedelCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202656,1bin okunma
·
5 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.