Gönderi

Puan vermedi·268 syf.··
2018 20. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2018 21:31
İçimizdeki Şeytan... Tüm Sabahattin Ali kitaplarını hatmetsem dahi benim için her daim ayrı bir yeri olacak. Çünkü dostlar arasında kurduğumuz minik kitap kulubümüzde,  ilk okuduğumuz eserdi. Farklı coğrafyalarda, birbirimizden kilometrelerce uzakta aynı hikayeye ortak olduk, geçen koskoca iki yılın ardından hemde! Kitap hakkında anlatacak söylenecek o kadar çok şey var ki. Fakat benden önce, o dönemin şartlarına da hakim insanlarca çok daha detaylı incelemeler yapıldığının farkındayım. Yine de Macide ve Ömer'den bahsetmesem olmazdı... Ömer dışarıdan çok içerisindeki dünyada yaşayan, çokça düşünen ve konuşan, çevresi insanlarla sarılı sosyal birisi.Öyle ki arkadaşı onun için; "Hala bizim Ömer'i öğrenemediniz. Küçük bir şey onu muazzam heyecanlara götürebilir. Küçük bir yaprağın ardında bir dünya var zanneder. İçinde bir türlü aslını öğrenemediği bir kainat bulunduğuna kanidir, " der. Macide ise sessiz, daha içe kapanık, güçlü ve bir karar verdiğinde uygulayan, acısını içinde yaşayan bir kızcağız. Hikaye Macide ve Ömer'in tesadüfen karşılaşmasıyla başlıyor. Akabinde Ömer'in eğer konuşmazsa Macide'yi bir daha asla göremeyeceğini düşünerek konuşmak için harekete geçmesiyle akrabası olduğunu ve hatta teyzesinin evinde yaşadığını öğreniyor. Küçüklüğünden beri zaman zaman gidip kaldığı evde. Bu küçük detaylar romanın ruhundaki ince mizahı hissettiriyor. Olay örgüsüne çok girmek istemiyorum. Fakat Macide'nin yaşadıklarına ve uğradığı haksızlıklara üzülmemek elde değil. Ömer'in nihai kararından ise kitabın son kelimesine kadar vazgeçmesini diledim. Fakat yaşanan ve yaşanması gerektiği halde yaşanamayanlardan sonra içten içe böyle olacağını biliyordum. *** Kitaptaki her bir cümlenin üzerinde düşünülerek, her bir kelimesinin ince elenip sık dokunarak seçildiği öyle bariz ki. Günümüzde kitap basmak adı altında yapılan ağaç katliamına bakıyorum da, hayret ediyorum doğrusu... Hepsi Türk edebiyatının bir parçası fakat İçimizdeki Şeytan gibileri yazıldığı dönemden bu yana güncelliğini korurken, günümüzde olmasına rağmen, yazıldığı an itibari ile çöp bazıları... Yetenek, zeka, karakter, derinlik, muhakeme yeteneği çok başka bir şey ve Sabahattin Ali gibi yazarlar iyi ki varlar. *** Bu incelememsi yazıyı kitaptan sevdiğim kesitle son vermek istiyorum. " İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun, salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde acizlik var... Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey: hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var... Hiçbir şey üzerinde düşünmeye, hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya lüzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettimiz irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz. " /250
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,7bin okunma
·
10 Gösterim
2 Yorum
Kitap ı okurken hep aa kızlar acaba burayı nasıl yorumladı, burda benim güldüğüm gibi güldü mü diye düşünmekten kendimi alıkoyamíyorum ve de kitabı hep sizinleymişim gibi okuyorum. Iyi ki sizinle bu kitap bende yeri çok ayrı olacak 💕💕
Arzu
Gönderi Sahibi
Kesinlikle katılıyorum. Herkesin bitirmesini dört gözle bekliyorum ki üzerine konuşabilelim...
Bu ne hız bune sürat 😱👍💕
Arzu
Gönderi Sahibi
Çok akıcı bir kitap zaten. Sakin geçen bir gece nöbeti sayesinde çabucak bitiverdi. Lakin tadı damağımda...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.